Diyabetik ayak yarası parmaklarından etti, uzmanlar uyardı: "Asla ihmale gelmemeli"
Türkiye’de ve dünyada çok sayıda kişiyi etkileyen, yeterli miktarda insülin hormonu üretilememesi veya üretilen insülinin etkili şekilde kullanılamaması durumunda ortaya çıkan kronik bir hastalık olan diyabete karşı uzmanlar uyarıyor. İstanbul’un Beylikdüzü ilçesinde yaşayan 3 çocuk babası 72 yaşındaki Atilla Ergüleç de sık idrara çıkma, aşırı susama, ağız kuruluğu, sürekli açlık hissi, hızlı kilo verme, halsizlik, yorgunluk ve enerji düşüklüğü gibi belirtilerle kendini gösterebilen diyabetle uzun yıllardır mücadele ederken, 2017 yılında sol ayağının başparmağı diyabetik yara nedeniyle ampüte edildi.
Sağlık çalışanlarına teşekkürünü CİMER’e yazdı
2025 yılı temmuz ayındaysa ayak parmaklarında fark ettiği lekelenmeler ve renk değişimi üzerine Bahçelievler Devlet Hastanesi’ne başvurdu. Yapılan detaylı incelemelerde damar tıkanıklığı ve diyabetik ayak yarası tespit edilince hemen harekete geçildi. Kalp ve Damar Cerrahisi Bölümü’nden Doç. Dr. Mehmet Atay ve Kardiyolog Doç. Dr. Serhat Çalışkan takibinde tedavisi sürdürülen hastanın bu süreçte sağ ayağında 2 parmak ampüte edildi. Diyabetin ihmale gelmeyeceğini belirten uzmanlar, geç başvurularda uzuv kayıplarının daha ciddi noktalarda olabileceği konusunda uyardı, tedavi sürecine yönelik bilgi verdi. Ergüleç ise bu süreçte sağlık çalışanlarının büyük bir titizlik gösterdiğini belirterek duyduğu memnuniyeti CİMER(Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi)’e yazarak dile getirdiğini aktardı.
En son raddeye kadar tedavi etmek için uğraş verdi
Kontrolleri süren 72 yaşındaki Atilla Ergüleç, "Yaklaşık 50 yıldır şeker hastasıyım. Müracaatım 2025’in temmuz ayında oldu. Aldığım hizmete şükranlarımı belirtmek için CİMER’e Sağlık Bakanlığı’na, İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü’ne özellikle Bahçelievler Devlet Hastanesi’ne müracaat ederek Mehmet Atay’a, Serhat Çalışkan’a hemşire kardeşlerimize, hizmetli gruplarına şükranlarımı bildirmek istedim. İyi hizmeti, şefkati gösteren sağlık emekçileri, sağlık kahramanlarımıza ayrıca teşekkür etmek istiyorum. 2017’de sol ayak başparmağım ampüte edildi. Hastalara tedavileri eksiksiz yaptırmalarını söylüyorum. Mehmet Hocam, en son raddeye kadar beni tedavi etmek için çok uğraş verdi. O da beni çok mutlu etti. Hocaların bize gösterdiği şefkati diğer hasta yakınlarının da aynı şekilde onlara göstermesini temenni ediyorum" dedi.
Her 4 hastadan birinde yaraya temas etme olasılığı çok yüksek
‘Atilla Bey bize geçen sene geldi, diyabetik ayak yarası vardı’ diyerek sözlerine başlayan Doç. Dr. Atay, "Diyabeti, hipertansiyonu olan bir hasta. Ayağında 2 parmakta ciddi yara gelişmişti. Damarını açtık, 4 ve 5’nci parmağını ampüte ettim, yaralarını temizledik. Yaklaşık 5-6 aylık bir süreçten sonra Atilla Bey’in yarasını iyileştirdik. Tekrar bir yara gelişmedi, şu an şekerini kontrol altında tutuyoruz, takip ediyoruz. Hastaların tedavilerini yapıyoruz ama eve gönderdiğimizde tekrar aynı yarayla gelebiliyorlar o yüzden hastanın evde de ne yapması gerektiğini bildiriyoruz. Multidisipliner yaklaşım halinde gidiyoruz. Bu hastalarda her şey düzeldi diyemiyoruz çünkü diyabet sürekli bir süreç. Her 4 hastadan birinde yaraya temas etme olasılığı çok yüksek amacımız; ayak kesilmesini önlemek" dedi.
Küçük bir yara dahi olsa önemsenmeli
‘Diyabet asla ihmale gelmemesi gereken bir hastalık’ diyen Atay sözlerine şöyle devam etti: "Hastanın kendinin de çaba göstermesi gerekiyor sadece hekim ve ya hastanenin yapacağı bir işlem değil. Kişisel hijyenine dikkat edecek, ayak ıslak kalmayacak. Tamamen iyileşmiş yaralarda hastayı mutlaka 1 ve ya 3 aylık takiplere çağırıyoruz ki tedavisini düzenleyelim, şekerinde tekrar bir patlama olmasın. Yarası iyileşmemiş hastalarımızda yarasının durumuna göre haftada 1,2 veya 3 eğer yatırmıyorsak, damardan antibiyotik gerekmiyorsa yara bakım polikliniğimiz var. Özel eğitim almış yara bakım hemşirelerimiz ve biz takip ediyoruz. Palyatif birimlerimize yatırabiliyoruz ve yahut evde sağlık ekibimiz aracılığıyla evde sağlık hizmeti sunabiliyoruz. Diyabet hastasında küçük bir yara dahi olsa hastalarımızın önemsemesi, en yakın yara birimine başvurması gerekiyor çünkü o yara 1 günde tamamen ayağı sarabiliyor" şeklinde konuştu.
Mesleğe girmekteki amacımız; hastanın faysa gördüğünü görmek
Öte yandan hastanın memnuniyetini birçok kuruma yazdığı notlarla dile getirmesiyle ilgili konuşan Atay, "Teşekkürü bize ulaştı, bu mesleğe girmekteki amacımız; hastanın mutlu olduğunu, fayda gördüğünü görmek o yüzden Atilla Bey’in gönderdiği teşekkür mektubu bizi çok mutlu etti. CİMER’e, BİMER’e, Sağlık Müdürlüğü’ne, birçok yere yazdı, sırayla hepsinden teşekkürler geliyor. Onun mutlu olması bizi onore etti" dedi.
Risk faktörlerini minimalize etmeye çalışıyoruz
Doç. Dr. Çalışkan, "Diyabet dünyada çok sık görülüyor. Hastalar polikliniğimize geldiğinde diyabetik ayak ülserli hastalarla karşılaştığımızda ilk önce ayak doppler(görüntüleme tekniği)’lerini planlıyoruz. Eğer böbrek değerleri uygunsa bir BT anjiyografiyle bacak görüntülemesi yapıyoruz. Servise yatırdığımızda ilk amacımız; bacağın yaralı yerine kan ve oksijeni gönderebilmek olduğu için anjiyografisini yapıyoruz. Şeker, tansiyon regülasyonu özellikle kolesterol takipleri çok önemli. Bu risk faktörleri kontrol altına alınmadığı sürece takiplerde başarısız olabiliyoruz, risk faktörlerini minimalize etmeye çalışıyoruz" şeklinde konuştu.
Ayakkabı rahat olmalı, düzenli ayak kontrolü yapılmalı
‘Hastalar evde şekerlerini takip etmek zorunda’ diyerek uyaran Çalışkan, "Mutlaka sigarayı bırakmaları gerekiyor, içmeye devam ederlerse takiplerine gelen hastaların tekrardan damarlarının tıkandığını ne yazık ki görüyoruz. Diyabetik ve düzensiz şeker takibi olan hastaların düzenli olarak ayak kontrollerini yapmaları, giydikleri ayakkabının rahat olması gerekiyor. Diyabetik hastaların damar tıkanıklığı dışında nöropatik şikayetleri de olduğu için ayak yaralarını ya da travmayı hissedemeyebilirler. Düzenli olarak ayak bakımlarını ve kontrollerini yaptırmalarını istiyoruz. Atilla Bey de tedavisini başarılı şekilde sonuçlandırdığımız hastalardan bir tanesiydi. Hem kendisinin sağlıklı olmasından hem de bize karşı teşekküründen mutlu olduk" ifadelerini kullandı.
Titiz bir çalışma var
Kalabalık bir ekip olduklarını fade eden hemşire Eda Çapar, "Yatış yapıldıktan sonra ilk önce yara bakım hemşireleri hastaların yaralarını görüyor. Bakımlarımıza başlıyoruz, titiz bir çalışma var. Yaşadığımız sıkıntılardan biri; hastane yemekleri dışında dışarıdan yemek getirmeleri, bizim için olumsuz bir süreç oluyor" diye konuştu.
Yapay zekâ destekli ve birçok yabancı dilde.

Yorumlar
0 yorumHenüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz.
















