CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu: "Dış politikada Türkiye’nin çıkarları esas alınır"
Перевод на Русский ещё не готов; показан оригинал.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısında konuştu. Yeni bir siyaset anlayışını bu topraklara getireceklerini vurgulayan Kılıçdaroğlu, "Beraber yapacağız. Yaşı ne olursa olsun kadın erkek hep birlikte yapacağız. Hep birlikte mücadele edeceğiz. Yeter artık diyeceğiz. Yeter, Türkiye’yi güzel günler bekliyor diyeceğiz. Halledeceğiz. Hepimiz Cumhuriyet’imize sahip çıkacağız. Ama unutmamamız gereken temel bir nokta var; Cumhuriyet’imizi demokrasiyle taçlandıracağız. Otoriter yönetimlerle değil demokrasiyle taçlandıracağız. Halkın iradesine saygı göstereceğiz. Temiz siyasette yeni bir Cumhuriyet anlayışını ortaya koyacağız" ifadelerini kullandı.
CHP, Türkiye’nin kalkınmasını isteyen bir partidir
Ülkedeki sorunları dillendirecek partinin CHP olduğunu kaydeden Kılıçdaroğlu, "Cumhuriyet Halk Partisi bir çıkar partisi değildir. Bir menfaat partisi değildir. Cumhuriyet Halk Partisi bu ülkede yaşayan insanların huzur içinde yaşamasını, herkesin evinde huzur olmasını isteyen bir partidir. Türkiye’nin kalkınmasını isteyen bir partidir. Bu nedenle yol ve yöntem arar ve çözümler üretir" şeklinde konuştu.
Kendimiz üreteceğiz, kendimiz alın teri dökeceğiz ve kendimiz istihdam oluşturacağız
Türkiye’nin kendi ürününü kendisinin üretmesi gerektiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, "Bizim milli olmamızın temelinde de kendi ülkemizde üretelim, kendi ülkemizde büyüyelim, kendi ülkemizde istihdam oluşturalım ve dünyaya üretimimizle meydan okuyalım. Cumhuriyet Halk Partisi’nin felsefesi budur. Kendimiz yapacağız, kendimiz üreteceğiz, kendimiz alın teri dökeceğiz ve kendimiz istihdam oluşturacağız. O zaman Türkiye güçlü Türkiye olur" değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti bir bölgesel güç olmak zorundadır
Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin bölgenin en güçlü devleti olması gerektiğinin altını çizerek sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bazen diyorlar ya, ‘Mekke Antlaşması’na niye evet diyorsunuz?’ Bölgenin dominant gücü ya Türkiye olacak ya da başka bir ülke. Bölgedeki ayrılan egemen güçleri görüyorsunuz. Oradaki boşluğu da görüyorsunuz. O boşluk içerisinde Türkiye gücünü göstermek zorundadır. Çabasını göstermek zorundadır. Endişemiz neydi? İran’dı. Acaba İran’la bir yakınlaşma, bir ayrışma olabilir mi diye? İran’la da sorun olmayınca evet. Bu bölgede Türkiye dominant bir güç olmak zorundadır. Güçlü olmak zorundadır. Terör olayının bitmesiyle beraber iki büyük gücün emperyal gücün Orta Doğu’dan çekilmesiyle beraber ortaya çıkan bir boşluk var. Kim dolduracak burayı? Kültürümüz aynı. inançlarımız aynı. Farklı mezheplerden olsa da aynı kültürü yaşıyoruz. Aynı bölgedeyiz. Aynı yerdeyiz. Akrabalık ilişkilerimiz var. Türkiye Cumhuriyeti Devleti bir bölgesel güç olmak zorundadır."
Yapay zekâ destekli ve birçok yabancı dilde.

Комментарии
0 комментариевПока нет комментариев. Будьте первым.
















