Van Gölü çevresinde yatay mimari çağrısı
Перевод на Русский ещё не готов; показан оригинал.
Van Gölü çevresinde gayrimenkul piyasasındaki hareketlilik sürerken, özellikle Edremit ve Tuşba ilçelerinde villa ve yazlık konutlara yönelik ilginin arttığı belirtiliyor. Türkiye’nin en büyük gölü olan Van Gölü, doğal güzelliği ve turizm potansiyelinin yanı sıra çevresindeki gayrimenkul yatırımlarıyla da gündeme geliyor. Özellikle göl manzaralı villa ve yazlık konutlara yönelik talep dikkat çekerken, bölgede gerçekleştirilecek yapılaşmaların doğal güzellikleri koruyacak şekilde planlanması gerektiği ifade ediliyor.
Yapılaşmaların tamamının yatay bir düzende olması gerekiyor
İHA muhabirine konuşan Van Emlakçılar ve Bilirkişiler Derneği Başkanı Orhan Özdek, Van Gölü’nün hem bölge hem de kent açısından önemli bir değere sahip olduğunu belirtti. Gölün maviliğinin, doğal güzelliğinin ve turizm potansiyelinin korunmasının büyük önem taşıdığını ifade eden Özdek, "Van Gölü’müz, hem dünyada hem de ülkemizde nadide göllerden biridir. Van Gölü’nün silüetinin korunması ve sahip olduğu katma değer, hem bölgemize hem de ilimize önemli katkılar sağlamaktadır. Dolayısıyla Van Gölü çevresinde yapılan yapılaşmaların tamamının yatay bir düzende olması gerekiyor. Çünkü Van Gölü’nün maviliği, güzelliği ve sahip olduğu katma değer, özellikle turizm açısından çok ciddi bir potansiyel oluşturmaktadır. Gerçekten de gölümüzün katma değeri oldukça yüksektir. Bu nedenle turizme yönelik otellerin, işletmelerin, yazlıkların ve villaların Van Gölü çevresinde, gölümüzü koruyacak ve manzarasını görünür kılacak şekilde planlanması, uygulanması ve belirli bir mimari anlayışla inşa edilmesi gerekmektedir" dedi.
Villalaşmaya ve yazlık yapımına yönelik adımlar atılıyor
Özellikle Edremit ve Tuşba bölgelerinde villa ve yazlık yapımına yönelik çalışmaların sürdüğünü dile getiren Özdek, "İç ve dış turizmden gelen insanların Van Gölü çevresinde bir villa sahibi olmayı istediklerini görüyoruz. Bu da onların en doğal hakkıdır. Özellikle Edremit ve Tuşba bölgelerimizin tamamında şu anda villalaşmaya ve yazlık yapımına yönelik adımlar atılmaktadır. Bu çalışmaların önümüzdeki süreçte daha da artacağını düşünüyoruz. Bu nedenle Van Gölü’müzü koruyalım, maviliğinden sürekli yararlanalım ve bu eşsiz güzelliği bütün dünyaya tanıtalım diyoruz" diye konuştu.
Gölün görselliğinin korunması için dikey yapılaşma yerine yatay mimarinin tercih edilmesi gerektiğini söyleyen Özdek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Gölün görselliğini bozmamak adına dikey değil, yatay bir mimariye geçilmesi gerektiğini düşünüyorum. En fazla 2-3 katlı, teraslı yapılara izin verilmesi gerekmektedir. Aksi takdirde Van Gölü kenarında çok katlı yapılaşmaya gidilmesi, gerçekten bir kaosa neden olur. Bu durum gölün silüetinde sorunlara yol açar ve çarpık yapılaşmayı beraberinde getirir."
Yapay zekâ destekli ve birçok yabancı dilde.

Комментарии
0 комментариевПока нет комментариев. Будьте первым.















