Milli Eğitim Bakanı Tekin, BAE’deki "Gelin Hazineleri: Osmanlı ve Anadolu Çeyizlerinde Bir Yolculuk" sergisinde konuştu
Перевод на Русский ещё не готов; показан оригинал.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayesinde, Milli Eğitim Bakanlığı Olgunlaşma Enstitülerinin koleksiyonlarından hazırlanan "Gelin Hazineleri: Osmanlı ve Anadolu Çeyizlerinde Bir Yolculuk" sergisi, New York ve St. Petersburg’un ardından üçüncü uluslararası durağı olan Birleşik Arap Emirlikleri’nin başkenti Abu Dabi’de açıldı.
Saadiyat Al Manarat Kültür Merkezi’nde düzenlenen serginin açılış kurdelesini Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, BAE Dışişleri Bakanlığı Devlet Bakanı Noura Al Kaabi, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) Başkanı Abdullah Eren, Türkiye’nin Abu Dabi Büyükelçisi Lütfullah Göktaş ile kesti.
Bakan Tekin, açılışta yaptığı konuşmada, bugün kendisini heyecanlandıran bir ziyaret için Birleşik Arap Emirlikleri’nde olduğunu belirterek, Türkiye ile Birleşik Arap Emirlikleri arasında kültürel işbirliği köprüsünü kuracak güzel bir sergi için bir arada olmaktan mutluluk duyduğunu ifade etti.
İslam medeniyetinin egemen olduğu coğrafyalarda insanın bizatihi kendisinin bir değer olarak kabul edildiğini dile getiren Tekin, "Etnik ya da inanç farklılıkları, insanlar arasında ötekileştirme ya da ayrıştırıcı bir unsur olarak asla değerlendirilmez. İnsanların farklılıkları birlikte yaşama kültürünü mümkün kılan bir zenginlik aracı olarak kabul edilir. Bu bizim içinden geldiğimiz ve birlikte sahip olduğumuz medeniyetin en doğal unsurudur. Bugün içinde yaşadığımız dünyada en çok ihtiyacımız olan hususlardan bir tanesinin bu olduğunu düşünüyorum. Sahip olduğumuz dünyada, birlikte yaşama kültürünü birbirimize saygı duyarak, birbirimizin farklılıklarını görerek birbirimizin farklılıklarını birer zenginlik aracı olarak kabul ederek yaşayabileceğimizin en güzel örneği, bizim bugün burada sunacağımız medeniyetimize ait geçmişte örnekleri olan uygulamalar" dedi.
Bakan Tekin, medeniyetin değer yargılarını taşıyan en önemli unsurlardan birinin de dönemin giysi, kıyafet ve özellikle ailenin önemini yansıtan unsurlar olduğunu ifade ederek, davetlilere sergiyi gezerken ürünleri, ait olduğu dönemdeki birlikte yaşama kültürüne, insan haklarına saygı kültürüne, mahremiyete ne kadar riayet edildiğini değerlendirerek görmelerini rica etti.
Anadolu kültüründe "evlilik ve aile" müessesesine verilen değere dikkati çeken Tekin, "Aile ve evlilik müessesesinin her aşaması bizim için biraz önce bahsettiğim mahremiyet, karşılıklı insan haklarına saygı kültürünün unsurlarıyla bezenmiş durumdadır. Bu vesileyle bugün burada göreceğimiz ürünler evlilik ilişkisinin başladığı andan itibaren düğün seremonisine kadar bu kültürü yansıtacak önemli malzemeler. Bilhassa geleneklere, kültüre değer vermek bugün insanlığın ihtiyaç duyduğu en önemli başlıklardan bir tanesi. Bu kültürün Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki kardeşlerimizle bizim aramızdaki ortak değerlerden bir tanesi olduğuna inandığım için bu serginin bugün burada izleyenlere sergilenmesinden dolayı çok mutlu oldum" dedi.
Kültürel değerlerin karşılıklı sergilenmesi, ikili ilişkilerin güçlenmesine çok katkı sağlayacak
Tekin, serginin ilk olarak New York’ta, ardından St. Petersburg’da ve bugün Abu Dabi’de açıldığını aktararak, "Buradan sonra da yine TİKA’yla birlikte bu sergiyi farklı ülkelere taşımayı düşünüyoruz. Fakat bu sergiyi bu kadar çok dolaşıma sokmamızın en önemli sebebi, ihtiyaç duyduğumuz temel hak ve hürriyetler açısından, insan hakları açısından dünya barışı açısından, ihtiyaç duyduğumuz birlikte yaşama kültürünü geliştirebilmemize katkı sağlaması açısından biz bu sergiyi dolaşıma soktuk. Bu anlamda Birleşik Arap Emirlikleri’yle bizim aramızdaki ilişkileri de ortak kültürümüzü yansıtacak ürünler olması açısından çok pozitif yönde geliştireceğine inanıyorum. Bu türden kültürel değerlerin karşılıklı sergilenmesi, ikili ilişkilerin özellikle toplumsal düzeyde yaygınlaşmasına, güçlenmesine çok katkı sağlayacaktır" ifadelerini kullandı.
Serginin Emine Erdoğan’ın himayesinde yürütüldüğüne işaret eden Tekin, "Emine Erdoğan hanımefendi, bütün uluslararası arenadaki mesaisinin dünya barışı, dünya çocuklarının korunması ve ortak değerimiz olan çevrenin, tabiatın korunması anlamındaki çalışmalara ayırmış durumda. Bütün çabalarının ortak özelliği, insanlığın ortak geleceğini koruma altına alabilecek insani refleksleri göstermek. Biz kendisine müteşekkiriz, teşekkür ediyoruz. Hem insanlığın ortak sorunlarına çözüm üretecek bir siyasetçi duyarlılığıyla hareket ettiği için hem de Türkiye Cumhuriyeti Milli Eğitim Bakanlığı olarak bizim ürettiğimiz ürünleri himayelerinde dünyanın farklı ülkelerinde sergilenmesine destek olduğu için kendisine müteşekkiriz" dedi.
Tekin, Bakan Noura Al Kaabi’ye de ev sahipliği için teşekkür ederek, "İnşallah, birlikte daha da yakın bir ilişki geliştirerek, dünya barışına, dünyada ezilen halkların temel hak ve hürriyetlerinin korunmasına hep birlikte destek oluruz. Ve daha adil bir dünyayı hep birlikte inşa ederiz" ifadelerini kullandı.
Büyükelçi Göktaş ile TİKA Başkanı Eren’e ve katılımlarından dolayı davetlilere teşekkürlerini ileten Tekin, "Sözlerimi daha adil bir dünya için bütün insanlığı, temel hak ve hürriyetlere, insan haklarına ve birlikte yaşama kültürüne çağrı yaparak bitirmek istiyorum. Eğer hep birlikte çalışırsak daha adil bir dünyayı ve çocuklarımızın temel hak ve hürriyetlerini koruma altına almış oluruz" ifadelerini kullandı.
Aile, kültürel mirasın ilk kez kişisel bir anlam kazandığı yer
BAE Dışişleri Bakanlığı Devlet Bakanı Noura Al Kaabi de Birleşik Arap Emirlikleri ile Türkiye arasındaki ilişkilerin gücü ve kapsamı bakımından giderek geliştiğine işaret ederek, kültürün bu ilişkilere daha derin bir anlam kazandırdığını söyledi.
Serginin özünde, "kültürel mirasın aktarımı"nın yer aldığına işaret eden Al Kaabi, kadınlar ve aileler tarafından yıllar boyunca hazırlanan çeyizlerdeki tekstil ürünleri ve eşyaların, sevgi, umut ve hatıraları taşıdığını aktardı.
Birleşik Arap Emirlikleri’nin 2026’yı Aile Yılı ilan ettiği bu dönemde, etkinliğin kendileri için derin bir anlam taşıdığını da vurgulayan Al Kaabi, ailenin, kültürel mirasın ilk kez kişisel bir anlam kazandığı yer olduğunu vurguladı.
Kadınlar, kültürel mirasımızın korunmasında ve geleceğe aktarılmasında hayati bir rol üstlenmişlerdir
TİKA Başkanı Abdullah Eren de Anadolu’da bir çeyiz sandığı açıldığında, içindeki her bir nesnenin anlatılacak bir hikayenin kapısını araladığına dikkati çekti. Eren, bugün bu sergide hayranlıkla inceledikleri eserlerin arkasında, kadınların yüzyıllar boyunca biriktirdiği derin bir bilgi, birikim ve zanaatın yattığını vurgulayarak, "Renkleri bir araya getirerek, kumaşa şekil vererek ve estetik zevkleri ile duygularını zarif nakışlarla ifade ederek kadınlar, kültürel mirasımızın korunmasında ve geleceğe aktarılmasında hayati bir rol üstlenmişlerdir" dedi.
Yapay zekâ destekli ve birçok yabancı dilde.

Комментарии
0 комментариевПока нет комментариев. Будьте первым.
















