Ordu’da Mustafa Rakım Efendi’nin mirası sanatla yaşatılıyor
Перевод на Русский ещё не готов; показан оригинал.
Ünyeli olan ve küçük yaşta İstanbul’a giderek ağabeyi meşhur hattat İsmail Zühdî Efendi’nin yanında hafızlığını tamamlayan Mustafa Rakım Efendi’nin izinden giden resim bölümü öğrencileri, öğretmenleri öncülüğünde atölyede resim, tuval ve karakalem çalışmalarını sürdürüyor. Geleceğin ressamları arasında yer almayı hedefleyen öğrenciler, ayrıca okullarının Mustafa Rakım Efendi’nin adını taşımasından ise gurur duyduklarını ifade ediyor.
Mustafa Rakım Efendi’nin adını taşımak gurur verici
Mesleğinde 15’inci, okulunda ise 10’uncu yılını geride bıraktığını belirten Görsel Sanatlar Öğretmeni Neslihan Özdemir, okulun tarihi mirasının kendisi için ayrı bir sorumluluk taşıdığını ifade ettiğini söyleyerek, "Geçen bu 10 yılda okulumuza karşı büyük bir sorumluluk ve burada görev yapmanın haklı gururunu hissettim. Okulumuz, adını taşıdığı Ünyeli hattat, ressam ve kazasker Mustafa Rakım Efendi dolayısıyla bizler için çok özel bir yere sahip. Osmanlı Dönemi’nde yaşamış, Sultan III. Selim’in portresini çizmiş ve daha pek çok önemli esere imza atmış böylesine değerli bir şahsiyetin adını taşıyan bir okulda görev yapmak benim için çok gurur verici" dedi.
Asıl amacım kalıcı bir bakış açısı kazandırmak
Okul ortamının ve kurum kültürünün öğrencilerinin öğrenme sürecindeki önemine dikkat çeken Neslihan Özdemir, "Öğrencilerimizle vaktimizin hemen hemen hepsini bu resim atölyesinde geçiriyoruz. Onlarla elbette çok farklı tekniklerde resimler yapıyoruz; fakat benim asıl amacım, sadece iyi resim yapmalarını sağlamak değil; hayatı sorgulayan, eleştirel düşünebilen, sanatsal ve kültürel anlamda kendini geliştirmiş bireyler yetiştirmektir. İstiyorum ki bu atölyenin kapısından içeri giren bir öğrenci, buradan çıktığında hayata daha farklı bakabilsin. Öğrencilerime her zaman söylerim: Buradan mezun olurken yanlarında elbette güzel resimler götürecekler. Belki yıllar sonra o resimler duvarlarında asılı kalmayacak; ama onlara kazandırabildiğim o farklı bakış açısı, hayatları boyunca onlarla kalacak. Benim için asıl kalıcı olan da budur" diye konuştu.
Sergilerdeki çalışmaları öğrencilerimize özgüven kazandırıyor
Öğrencilerin 9’uncu sınıftan itibaren kademeli bir sanatsal yolculuğa çıktığını ifade eden Özdemir, "Atölyemde öğrencilerimle birlikte akrilik, sulu boya ve karakalem gibi farklı tekniklerde çalışmalar yapıyoruz. Ancak onları 9. sınıfta ilk kabul ettiğimde, öncelikle karakalem ve desen eğitimiyle başlamayı tercih ediyorum. İlerleyen sınıflarda ise ilgi ve yeteneklerini keşfetmeleri için onları özgür bırakıyorum. Bu sayede öğrencilerim kendilerini yakın hissettikleri alanı rahatça bulabiliyorlar. Sonuç olarak ortaya çok güzel ürünler çıkıyor. Bunları sadece atölyede tutmayıp okul içi sergilerde ve yılsonu sergilerinde sergiliyoruz. Çalışmalarının sergilenmesi öğrencilerimize büyük bir özgüven kazandırıyor, bu da bizi son derece mutlu ediyor" şeklinde konuştu.
Yapay zekâ destekli ve birçok yabancı dilde.

Комментарии
0 комментариевПока нет комментариев. Будьте первым.
















