Kütahya’da 500 minik vazodan büyük eser, 6 ayda hayallerini gerçeğe dönüştürdüler
Перевод на Русский ещё не готов; показан оригинал.
Kütahya’nın çini geleneğine farklı bir yorum katmak isteyen çini ustası Mustafa Oruç, bu kez alışılmışın dışında bir çalışmaya imza attı. Küçük vazoları bir araya getirerek büyük bir vazo oluşturmayı hedefleyen Oruç, yüzlerce parçanın üretiminden birleştirilmesine kadar uzanan zorlu bir süreç yaşadı. Yaklaşık 6 ayın sonunda ortaya çıkan eser, baba ve oğulun ortak emeğiyle tamamlandı.
Çalışmanın hazırlık aşamasında yaklaşık 500 adet, 3 santimetre büyüklüğünde minik vazo üretildi. Her bir parçanın ayrı ayrı hazırlanması, işlenmesi, kurutulması ve birleştirme aşamasına uygun hale getirilmesi gerekti. Vazoların yalnızca üretilmesi değil, şekillerinin korunması ve doğru biçimde bir araya getirilmesi de çalışmanın en dikkat isteyen bölümleri arasında yer aldı.
Mustafa Oruç, ilk denemelerde istediği sonucu elde edemediğini, bazı parçaların kırıldığını ve birleştirme sırasında çeşitli sorunlarla karşılaştığını anlattı. Her başarısız denemeden sonra çalışma yöntemini yeniden değerlendiren Oruç, zamanla daha uygun bir yol geliştirdi.
İlk etapta beş sıra halinde ilerlemeyi denediğini ancak alt bölümde çökme meydana geldiğini belirten Oruç, bunun üzerine çalışma şeklini değiştirdi. Her gün bir sıra ekleyerek ilerlemeye karar veren çini ustası, vazoların düzenli biçimde işlenmesi ve birleştirilmesi için yoğun çaba harcadı.
Her deneme beni başarıya biraz daha yaklaştırdı
Çalışmayı herhangi bir maddi kazanç beklentisiyle başlatmadığını ifade eden Mustafa Oruç, Kütahya’da farklı ve daha önce denenmemiş bir eser ortaya çıkarmak istediğini söyledi.
Fikrini hayata geçirmenin kolay olmadığını belirten Oruç, ilk aşamalarda çeşitli sorunlarla karşılaşmasına rağmen çalışmayı sürdürdü. Her denemenin kendisine yeni bir şey öğrettiğini dile getiren Oruç, başarısızlıkların da sürecin bir parçası olduğunu vurguladı.
Mustafa Oruç, çalışmanın ortaya çıkış hikâyesini şöyle anlattı: "Farklı bir şey olsun, Kütahya’da ilk defa yapılan bir şey olsun istedim. Maddi bir beklentiyle yapmadım. Başladım ama fikri bir türlü sağlam şekilde ortaya çıkaramıyordum. Yapıyorum, deniyorum, bazen kırılıyor. Her denemede daha da heyecanlandım. Her deneme, başarıya biraz daha yaklaşmamı sağladı. Sonunda yaptık ve başarıya ulaştık. Güzel bir şey ortaya çıktığına inanıyorum. Bundan sonra da bunu daha ileriye taşıyacağıma inanıyorum."
Yaklaşık 6 ay boyunca üzerinde çalıştı
Eserin ortaya çıkmasının yaklaşık 6 ay sürdüğünü belirten Oruç, çalışmanın günlük işlerinin yanında yürütülmesinin de süreci zorlaştırdığını anlattı. Binlerce minik vazonun hazırlanması ve birleştirilmesi için ayrı bir zaman ayırmak gerektiğini kaydeden Oruç, üretim aşamalarının birbirine bağlı ilerlediğini ifade etti.
Vazoların bir bölümünün işlenirken diğer bölümünün kurutulduğunu, bazı parçaların ise birleştirme için hazırlandığını belirten Oruç, her aşamanın dikkatle yürütülmesi gerektiğini söyledi. Çalışma sırasında yaşanan sorunların kendisini vazgeçirmek yerine daha fazla motive ettiğini dile getiren Oruç, ortaya çıkan ilk örneklerin kendisine yeni çalışmalar için cesaret verdiğini kaydetti.
Çini ustalığına ilişkin meslek hayatının başlangıcının 1989 yılında Çıraklık Okuluna girişi olduğunu belirten Oruç, bugüne kadar edindiği deneyimi farklı projelerle geliştirmek istediğini ifade etti. Oruç, ilerleyen dönemde daha farklı ve güzel eserler ortaya koymayı hedeflediğini söyledi.
En büyük destekçilerim çocuklarım oldu
Çalışmanın tamamlanmasında ailesinin desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mustafa Oruç, özellikle oğlu Abdullah ve kızının kendisine yardımcı olduğunu anlattı.
Binlerce küçük vazonun hazırlanmasının ve bir araya getirilmesinin tek başına yürütülmesi zor bir süreç olduğunu belirten Oruç, çocuklarının katkısıyla çalışmayı tamamlayabildiklerini ifade etti.
Oğlu Abdullah’ın eserin fotoğraflanması, çekimlerinin yapılması ve sosyal medyada tanıtılması aşamalarında da önemli rol üstlendiğini söyleyen Oruç, ortaya çıkan eserin kendisi için yalnızca bir çini ürünü olmadığını, aynı zamanda uzun süren emeğinin ve gerçekleştirdiği hayalinin karşılığı olduğunu dile getirdi.
Çalışmanın kendisi açısından maddi değerinden çok manevi bir anlam taşıdığını vurgulayan Mustafa Oruç, 5 bin küçük vazo üzerinde harcadığı zaman içinde başka ürünler yaparak daha fazla gelir elde edebileceğini belirtti.
Buna rağmen farklı bir şey ortaya koyma isteğinin ağır bastığını ifade eden Oruç, hayal ettiği eseri gerçekleştirmiş olmanın kendisine büyük mutluluk verdiğini söyledi.
Oruç, çevresinden aldığı olumlu tepkilerin kendisini mutlu ettiğini ancak asıl kazancının bu çalışmayı tamamlamak olduğunu belirterek, yeni projeler için çalışmalarını sürdürmek istediğini kaydetti.
Sosyal medyada yoğun ilgi gördü
Eserin tanıtımında önemli rol oynayan Abdullah Oruç, babasının çalışmasının hikâyesini anlatan videonun çekim, kurgu, seslendirme ve düzenleme aşamalarını kendisinin hazırladığını söyledi.
Babasının ilk kez böyle bir çalışmaya başladığında sonuca ulaşabileceklerinden emin olmadıklarını belirten Abdullah Oruç, eserin tamamlanmasının ardından büyük mutluluk yaşadıklarını ifade etti.
Videoyu sosyal medyada paylaştıktan sonra beklediklerinden daha fazla ilgi gördüklerini anlatan Abdullah Oruç, paylaşımın en çok yorum alan videolarından biri olduğunu dile getirdi. Eseri merak edenlerin yanı sıra fiyatını soranların da bulunduğunu belirten Oruç, çalışmanın gördüğü ilgiden memnun olduklarını kaydetti.
Eserin kendileri için ayrı bir anlam taşıdığını belirten Abdullah Oruç, ilk çalışmaları olması nedeniyle hemen satışa sunmak ya da elden çıkarmak istemediklerini ifade etti. Eseri muhafaza etmeyi düşündüklerini anlatan Oruç, ilerleyen dönemde benzer çalışmaların seri üretim şeklinde yapılmasının da ihtimaller arasında olduğunu söyledi.
Yapay zekâ destekli ve birçok yabancı dilde.

Комментарии
0 комментариевПока нет комментариев. Будьте первым.















