Yeğeninin çorba özlemi kadınlara umut oldu
Перевод на Русский ещё не готов; показан оригинал.
Buğday, arpa, çavdar ve bazı yulaf türlerinde bulunan glüten adlı proteine karşı bağışıklık sisteminin verdiği aşırı tepki sonucu ince bağırsağın zarar görmesine yol açan kronik bir otoimmün hastalık olan çölyak, genetik yatkınlığı olan ve her yaştan insanda görülebiliyor. Beslenme açısından oldukça hassas çölyak hastaları, hayatını birçok besinden uzak durarak geçiriyor. Edirne’de çölyak hastası 3 yaşındaki yeğeninin sofrada sorduğu "Ben neden sizin çorbalarınızdan içemiyorum?" sorusu, Hafize Kayış’ın hayatını değiştirdi. Yeğeni için glütensiz çorba hazırlamaya başlayan Kayış’ın bireysel çabası, zamanla 7 kadının bir araya geldiği kadın kooperatifine dönüştü. Çölyak hastası yeğeninin beslenme sürecinde glütensiz ürün bulmakta yaşanan güçlükleri fark eden Kayış, mutfağında yeğeni için glütensiz çorba hazırlamaya başladı. Hazırladığı ürünlerin çevresindeki çölyak hastaları tarafından da ilgi görmesi üzerine bu çalışmayı daha fazla kişiye ulaştırmaya karar veren Kayış, 6 kadınla birlikte Edirne’nin Keşan ilçesinde Seven Kadın Kooperatifini kurdu. Trakya Kalkınma Ajansı’nın da desteğiyle çalışmalarını sürdüren kooperatifte tamamı kadınlardan oluşan ekip, çölyak hastalarının güvenle tüketebileceği ürünler hazırlıyor. Kooperatifte glütensiz tarhana ve sebze çorbasının yanı sıra glütensiz erişte de üretiliyor. Üretim sürecinde özellikle çapraz bulaşma ve kontaminasyon riskine karşı titizlikle hareket eden kadınlar; hijyen, gıda güvenliği, kalite, sürdürülebilirlik ve izlenebilirlik kurallarını ön planda tutuyor. Üretimin her aşamasında aktif olarak görev alan 7 kadın, kooperatif sayesinde kendi geçimlerine de katkı sağlıyor.
Yeğenimin sorusu bizim için başlangıç oldu
Kadın Kooperatifi Kurucu Başkanı Hafize Kayış, hikâyelerinin 3 yaşındaki çölyak hastası yeğeninin sorusuyla başladığını belirtti. 3 yaşındaki çölyak hastası yeğeninden esinlenerek bu yola çıktıklarını söyleyen Kayış, "Öncelikle glütensiz tarhana üretmeye başladık. Şimdi sebze çorbamız ve eriştemiz de glütensiz olarak devam ediyor. Yeğenim 3 yaşında çölyak tanısı aldı. Bir gün sofrada otururken ‘Ben neden sizin çorbalarınızdan içemiyorum?’ diye sordu. Bu soru bizim için bir başlangıç oldu. Özellikle yeni tanı alan aileler bunun ne kadar önemli olduğunu çok iyi bilir" dedi.
Glütensiz üretimde en önemli konulardan birinin çapraz bulaşma olduğuna dikkat çeken Kayış, "Çapraz bulaşma ve kontaminasyon konusunda çok hassasız. Bu nedenle altyapımızı buna göre oluşturduk. Hijyen, gıda güvenliği, kalite, sürdürülebilirlik ve izlenebilirliğe büyük önem veriyoruz. Denetimlerimizden geçiyoruz. Ürünün her aşamasında sahada, işletmemizde aktif olarak çalışıyoruz. Buradaki herkes geçimini kooperatif üzerinden sağlıyor" diye konuştu.
İhtiyacın sanılandan daha büyük olduğunu gördük
Yapay zekâ destekli ve birçok yabancı dilde.

Комментарии
0 комментариевПока нет комментариев. Будьте первым.
















