TDT Aksakallar Konseyi Başkanı Yıldırım: "Bölgesel ve küresel olaylarda Türk dünyası olmadan çözüm üretmek mümkün değildir"

Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım, Türk Hava Yolları (THY) tarafından Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de düzenlenen iftar programında yaptığı konuşmada, "Türk dünyası olarak azımsanamayacak bir nüfusa sahibiz. Dolayısıyla hem bölgesel hem de küresel olaylarda Türk dünyası olmadan hiçbir çözüm üretmek mümkün değildir" dedi.
THY’nin katkısıyla Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de iftar programı düzenledi. İftar programına, Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım, Türkiye’nin Bakü Büyükelçisi Birol Akgün ve büyükelçilik personeli de katıldı. İftar programında konuşan Binali Yıldırım, "Bugünlerde bölgemizde de dünyada da bir belirsizlik hakim. Özellikle bizim bölgemizde devam eden savaşlar, karışıklıklar, istikrarsızlıklar ne yazık ki doğrudan bizi etkiliyor. Biz İran’a komşu ülkeyiz. Azerbaycan komşu ülke. Suriye’deki iç savaşta yine en fazla etkilenen biz olduk. Irak harekatında aynı şeyleri yaşadık. Kuzeyimizde Ukrayna-Rusya Savaşı’ndan birinci derecede olumsuz etkilenen ülkeler arasındayız. Bütün bu şartlar altında bölgede bölge ülkelerinin bir anlamda güvenli limanı konumunda yine Türkiye var. Tabii burada Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu dirayet ve ferasetli yönetimin çok büyük katkısı var. Bunda şüphe yok. Belirsizlik çok kötü bir şey. Krizler yönetilebilir ama belirsizlik yönetilemez. Ümidimiz bir an önce bu belirsizliğin sona ermesi ve bölgemizde sulhun, sükunun tekrar tesis edilmesi. Bir yandan da TDT’de bu yönde çalışmalarımız devam ediyor. Türk dünyası olarak azımsanamayacak bir nüfusa sahibiz. 300 milyonluk bütün coğrafyalarda var olan bir milletiz. Dolayısıyla hem bölgesel hem de küresel olaylarda Türk dünyası olmadan hiçbir çözüm üretmek mümkün değildir" dedi.
Birleşmiş Milletler eleştirisi
Bugün Birleşmiş Milletler’in (BM) yegane uluslararası bir organizasyon olmasına rağmen kendisinden beklenen etkiyi gösteremediğini belirten Yıldırım, "Çünkü ne yazık ki kurucu daimi üyeler birbiriyle rekabet içine giriyor. Barışı sürdürmek yerine karışıklıkları, anlaşmazlıkların tarafı oluyorlar. Çözümün parçası yerine problemin parçası olmayı sürdürüyorlar. Bu da küresel barış, refah açısından ve önümüzdeki en büyük sıkıntılardan birisi. O yüzden Cumhurbaşkanımız ‘Dünya beşten büyüktür’ derken kastettiği 2. Dünya Savaşı’ndan sonra o günün şartlarıyla kurulmuş BM’nin 21. yüzyılın sorunlarına çözüm üretecek kapasiteyi maalesef koruyamamış olmasıdır. Mutlaka değiştirilmesi lazım. Ama bu değişikliği yapacak olanlar daimi üyeler. Hangi değişikliği yaparsanız yapın konu onlara gelecek. Kendi imtiyazlarını, kendi güçlerini ortadan kaldıracak bir değişikliği onlardan beklemek de çok saflık olur. Ama uluslararası toplum bu konudaki ısrarlı talebini sürdürüyor ve eninde sonunda bu gerçekleşecek" dedi.
Yıldırım, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik ortak saldırılarına ve İran’ın misillemelerinin bölgede oluşturduğu gerginliğe değinerek, "İran’a, İsrail ve ABD destekli saldırılardan hemen sonra Azerbaycan’a, Türkiye’ye maalesef saldırılar vaki oldu. Orada bu süreci kötü amaçlı kullanan bazı mihraklar bizim Azerbaycan’la kardeşliğimizi bozmaya yönelik bir faaliyet içine girdiler. Azerbaycan’a hep biz ne diyoruz? İki devlet tek millet. Aslında bunu daha da genişletebiliriz. Türk dünyası için sekiz devlet bir millet mefhumu bizim umdemizdir, bizim hedefimizdir. Dolayısıyla şunu söylemek isterim ki kim ne yaparsa yapsın Azerbaycan’la Türkiye’nin kardeşliğini asla bozamaz, asla zarar veremez. Bu konuda gerek Cumhurbaşkanımız gerek Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev son bu olaydan sonra gerekli görüşmeleri yaptılar. Ve bu gibi sosyal medya marifetiyle maalesef bu tip provokasyonları zaman zaman yaşıyoruz. Ama şu bilinmelidir ki toplumun geneli kahır ekseriyesi Türkiye’de bu meselelerde hiçbir şekilde kafasında bir karışıklık yoktur, bir tereddüt yoktur" ifadelerini kullandı.
"Hedefimiz dostlukları arttırmak, düşmanlıkları azaltmak"
Türkiye ve Azerbaycan kardeşliğine çok büyük ehemmiyet verilmekte olduğunu belirten Yıldırım, "Bunun bizatihi bilinmesini arzu ediyorum. Biz zor zamanlarda da güzel zamanlarda da hep beraberiz, biriz. Karabağ meselesi gibi 30 yıllık bir meseleyi maalesef ne BM ne Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) ne diğer bölgesel kuruluşlar laftan başka bir şey yapmadılar. Sonra iş başa düştü, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev 44 günlük muharebede ve mutlak zaferle Karabağ’ı azatlık sonucuyla orayı işgalden kurtardı. Bu da çok önemli bir başarıdır. Bu başarı Azerbaycan’ın başarısı, bütün Türk dünyasının başarısıdır. Dolayısıyla biz o savaşta kazanılan zaferi kendi zaferimiz gibi kabul ettik ve aynı sevinci, aynı mutluluğu birlikte yaşadık. Yıllarca Ermenistan bölgede izole olmuştu. Yaptığı yanlışlardan dolayı hem Azerbaycan hem Türkiye bölge ülkelerinin bir kısmı tarafından ne yazık ki olumsuz bir algıya muhatap olmuştu. Ama şimdi artık bütün bunlar geride kaldı. Ermenistan da Kafkasların bir onurlu üyesi olarak yer almaya başladı. Başta sayın Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan’ın görüşmeleri. Ondan sonra ticaretin başlaması daha dün Erivan’a tekrar Türk Hava Yolları’nın seferleri başlatması bu yeni sürecin habercisidir ve gerek Kafkaslar’da gerek Orta Asya’da gerek de Orta Doğu’da, Balkanlar’da barışın, refahın, huzurun devamı için Türkiye olarak elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın bu konuda çok büyük gayretleri var. Amacımız hedefimiz dostlukları arttırmak, düşmanlıkları azaltmak" dedi.


