İletişim Başkanı Duran: "Türkiye, millet iradesinin hedef alınmasına asla izin vermeyecektir"
İletişim Başkanlığı tarafından "Vesayet İnşalarına Karşı Milli İrade Mücadelesi Paneli" düzenlendi. İletişim Başkanlığı İstanbul Bölge Müdürlüğü Konferans Salonu’ndaki programa panele Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran ve çok sayıda davetli katıldı.
Programda ’Cumhurbaşkanlığı Arşivinden Fotoğraflarla Demokrasiye Vurulan Darbe: 27 Mayıs’ kitabının da lansmanı yapıldı.
Türkiye, darbelere ve darbecilere, milli iradenin vesayet altına alınmasına asla izin vermeyecek
Panelin açılışında konuşan İletişim Başkanı Duran, "17 Eylül, maalesef, tarihimizin en karanlık ve en utanç verici sayfalarından birini işaret etmektedir. Merhum Başbakan Adnan Menderes’in şehit edildiği gündür. 16 Eylül’de Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan’ın idam edilişinin 65’inci yıl dönümüdür. Siyasetçilere darağacını reva gören zihniyet, esasen Türk milletinin istikbalini hedef almış bir zihniyettir. Yargılamaların yapıldığı Yassıada, yıllarca ’Yaslı Ada’ olarak adlandırılmıştır. Bugün, her ne kadar kayıplarımızı geri getiremesek de ’Yaslı Adayı’ ’Demokrasi ve Özgürlükler Adasına’ dönüştürerek onların anısına olan hürmetimizi göstermiş durumdayız. Yaslı adadan o meşum hatırayı silip, müzeler, anıtlar ve sosyal alanlarla imar ettik. Bizlere düşen, geçmişte yaşananları unutmadan, unutturmadan, aynı acıların bir daha yaşanmaması için demokrasimize, milli iradeye kararlılıkla sahip çıkmaktır. 15 Temmuz’da tüm dünyaya gösterdiğimiz gibi, Türkiye, darbelere ve darbecilere, milli iradenin vesayet altına alınmasına, demokrasinin ve millet iradesinin hedef alınmasına asla izin vermeyecektir. 1960’ın başlattığı bu darbe sürecinin en son halkası olarak görünmesi gereken 15 Temmuz’da bu darbe geleneği milletimizin sinesinden çıkan güçlü bir iradeyle durdurulmuştur. Hamdolsun, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde gerçekleştirilen siyasi ve toplumsal mücadeleyle vesayet odaklarını bir daha geri dönmeyecek şekilde ortadan kaldırmıştır. Cumhurbaşkanımız, göreve geldiği ilk günden itibaren statükonun dayatmalarına asla boyun eğmemiş; sırtını her krizde her siyasal ya da vesayet odaklı çıkarılan krizlerde hep milletine dayanarak bunları aşmıştır. Böylece vesayet zincirlerinin kırılmasını sağlamıştır. Elbette vesayetçiler, Cumhurbaşkanımızın büyük yürüyüşünü durdurmak için çok sayıda hamle yaptılar. 28 Şubat karanlığını ’bin yıl’ sürdürme gayretinde olanlar, 2007’de e-muhtıra ile siyasete, deyim yerindeyse, yeniden ’ayar vermeye’ kalktılar. 7 Şubat MİT krizinde devleti ve devletin en kritik kurumlarını felç etmeye yeltendiler. 17-25 Aralık kumpaslarıyla yargı ve emniyet içindeki hücrelerini harekete geçirdiler. Gezi kalkışmasında, sokak terörüyle hükümeti devirmeyi denediler. Bu karanlık girişimlerden sonuç alamayanlar, uluslararası ekonomik saldırılarla ülkemize bedel ödetmeye, Türkiye’yi istedikleri hizaya sokmaya çalıştılar" ifadelerini kullandı.
Yapay zekâ destekli ve birçok yabancı dilde.

Yorumlar
0 yorumHenüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz.















