Kuzeybatı Haber
1 saat önce|POLİTİKA

DEM Parti Grup toplantısı

DEM Parti Grup toplantısı

DEM Parti Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, "Şimdiye kadar çok zaman kaybedildi. Ama dünya dengelerinin alt üst olduğu bu dönemde artık kaybedecek bir şey kalmadı. Türkiye bölgesel türbülansa karşı stratejik bir istikrar merkezi olabilir. Tehlike büyük ama iktidar hala küçük hesaplar peşinde" dedi.

Bakırhan, partisinin grup toplantısında konuştu. Bakırhan, dünyanın gündeminin İran olduğunu söyleyerek, "İran’a saldırıların 11. günündeyiz. Ortadoğu’nun semaları neredeyse savaş uçakları ve dronlarla kaplı. Ortadoğu resmen toz duman içinde. Burada iki şey bize kendisini hatırlatıyor hatırlamak istemesek de. Dünyanın neresinde olursa olsun bir rejimi güçlü yapan şey ne füzeler ne de savaş uçaklarıdır. Bunu İran’da bir kez daha gördük. Bir devleti güçlü yapan aslında halkından almış olduğu rızadır. Halk devlete, rejime, yönetime ne kadar rıza gösteriyorsa o devletin gücü de o kadardır. İran’da rejim bir türlü bu gerçeği anlamadı. Kadınların her türlü özgürlüğünü yasakladı. Dünyanın en zengin ülkelerinden biri olmasına rağmen ekonomisini yönetemedi. Kimliklere ve inançlara özgürlük tanımadı. İkinci bir gerçek daha var. Buna aslında defalarca tanıklık ettik ama bu sefer herkesin bilinci biraz daha berraklaştı. Dış müdahalelerle bir ülkede rejimi değiştirmek o ülkeye huzur, demokrasi ve mutluluk getirmiyor. Bu savaştan çıkaracağımız çok önemli iki başlık budur. Bir ülkeye demokrasi ve refahın gelmesinin bir yolu var. Ülkenin kendi dinamikleriyle, kendi itiraz edenleriyle birlikte rejimin demokratikleşmesi ancak sağlanabilir" ifadelerini kullandı.

Terörsüz Türkiye sürecine değinen Bakırhan, "Dört bir yanımız ateş çemberi ve bu ateş her geçen gün sınırlarımıza daha çok yaklaşıyor. Bir yılı aşkın süredir özellikle buralardan kendi düşüncelerimizi ifade ettik, uyarılarımızı yaptık. Aman gecikmeyelim, aman elimizi çabuk tutalım; bir kasırga almış başını, tüm bölgeyi kasıp kavuruyor dedik. Bugün adeta Sırat Köprüsündeyiz. Bu tarihi kavşağı ve fırsatı oyalayarak, erteleyerek heba etme lüksümüz yok. Şimdiye kadar çok zaman kaybedildi. Ama dünya dengelerinin altüst olduğu bu dönemde artık kaybedecek zamanımız kalmadı. Türkiye bölgesel türbülansa karşı stratejik bir istikrar merkezi olabilir. Tehlike büyük ama iktidar hala küçük hesaplar peşinde. Dünya neyi konuşuyor, onlar kayyımların süresini uzatmakla meşgul. Kayyım süresi hangi akılla, hangi hukukla uzatılıyor? Bunu anlamakta insan güçlük çekiyor. Artık buna bir son verin. Belediyelerdeki kayyımları çekin, seçilmişler görevlerinin başına dönsün" dedi.

Bakırhan, "İkincisi, birkaç gün önce Danıştay’ın barış akademisyenleri kararı çok ilginç. Danıştay, "Barış için imza atanlar suçlu" demeye devam ediyor. Biz de diyoruz ki sizin bu yanlışta ısrarınız asıl suçtur. Barış Akademisyenleri suçlu değil. AYM’nin ihlal kararlarını fiilen yok sayan ve Barış Akademisyenlerini yeniden hedef haline getiren Danıştay’ın bu kararını kınıyoruz. Bu kararından vazgeçmelidir. Barış talebi suç değildir. Önümüzdeki günlerde hazırlanacak yasal düzenlemeler, Barış Akademisyenlerinin uğradığı haksızlığı gidermeyi de kapsamalıdır. Bu da sizin için bir fırsattır. AİHM’in aldığı bir karar var. Meclis’i bekleyecek bir şey yok. Bunu uygulayacak olan Adalet Bakanıdır. Buyurun, uygulayın" dedi.

İBB’ye yönelik yolsuzluk davasıyla ilgili Bakırhan, "Ona ilişkin düşüncelerimizi söylemiştik. 15 milyonluk bir kentin belediye başkanının tutuklu yargılanması doğru değil. İmamoğlu’nu tutuklu yargılayarak, kayyımların görevini uzatarak, Barış Akademisyenlerine zulmederek, AİHM kararlarını uygulamayarak nasıl birliğimizi sağlayacağız, nasıl demokrasiyi getireceğiz? Gün sandık ve oy hesabı yapma günü değil. İktidara da muhalefete de söylüyorum: Artık bu tehlikeyi görün. Bu topraklar bizim. Bu toprakların bereketi barıştadır ve birliktedir" dedi.

Piyasalar

?
Kurallara uygun yorum yapın

Gözü yormayan
Reklamsız
Haber deneyimi

App preview