Sabır ve sadakatin Rize’deki adı: Atmacacılık geleneği
Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi (RTEÜ) ve Çayeli Kaymakamlığı iş birliğiyle yürütülen "Çayeli Kültürel Miras Atlası: Tarih, Kültür ve Yaşayan Miras" projesinde saha çalışmaları meyvelerini vermeye başladı. Bölgenin köklü geçmişini ve geleneklerini kayıt altına almayı amaçlayan çalışma kapsamında, Rize kültürünün simgelerinden ata yadigârı "atmacacılık" geleneği tüm detaylarıyla gözler önüne serildi. Çayeli ilçesinde yaşayan ve bu kültürü yaşatan isimlerden Cavit Kızılkaya, atmacacılığın bir avcılık yönteminden ziyade derin bir bağ, sabır ve yüksek bir gözlem kabiliyeti gerektirdiğini anlattı.
Karakter analizi doğada başlıyor
Atmacanın yüksek rakımlı dağlarda yakalandığını belirten Kızılkaya, bağ kurma sürecinin ilk andan itibaren başladığını ifade ederek "Atmaca dağlarda, yüksek rakımda yakalanır. Daha ayağına bağı takmadan önce karakteriyle ilgili bir çalışma yapıyorum. Tüylerinin düzenine, bana karşı olan bakışına ve davranışına bakarak onu hissediyorum. Eğer aradığım içgüdü yoksa, ayağına ip dahi takmadan direkt doğaya salıyorum. Beğendiğim ve aradığım özellikleri taşıyan bir kuşsa, önce ona yemek ve su ikram ediyorum. Ona gerçekten çok nazik davranmak gerekiyor; elinize alırken bile yavaşça ve usulca yaklaşmalısınız" dedi.
Ava çıkmadan önce ‘Tarla eğitimi’
Kuşun ava hazırlanma sürecinde uygulanan ’tarla eğitimi’ne değinen Kızılkaya, atmacanın çevresel faktörlere alışmasının kritik olduğunu vurgulayarak "Eğitim sürecinde kuşu 5-10 gün boyunca tarlada elinizde dolaştırmanız gerekiyor. Hiç ava salmadan tarlada gezdirerek diğer kuşlara verdiği tepkiyi ölçüyorsunuz. Ayak seslerinizden dahi ürkmemesi lazım. Kuşun ava hazır olduğunu hissettiğinizde, belirlenen avlanma günlerinde yasal kotanızı alıp av sahasına çıkabiliyorsunuz" ifadelerini kullandı.
Yapay zekâ destekli ve birçok yabancı dilde.

Yorumlar
0 yorumHenüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz.
















