Kütahya’da rebap geleneğini yaşatan son usta: Ahmet Bitirim
Türk musikisinin geleneksel sazlarından biri olan rebabın tarihinin oldukça eski dönemlere uzandığını belirten Ahmet Bitirim, sazın geçmişiyle ilgili farklı anlatımlar bulunduğunu ifade etti. Rebabın Orta Asya kökenli Türk sazı olduğunu belirten Bitirim, tarihi gelişimi içerisinde Hazreti Süleyman tarafından keşf edildiğinin menkıbe olarak anlatıldığını söyledi. Sazın bugünkü modern yapısına ise Farabi tarafından geliştirildikten sonra kavuştuğunun kabul edildiğini belirten Ahmet Bitirim, rebabın zaman içerisinde farklı coğrafyalarda kullanıldığını ve çeşitli müzik kültürlerini etkilediğini kaydetti.
Gövdesi Hindistan cevizi kabuğundan yapılıyor
Rebabın yapımında kullanılan malzemelerin büyük bölümünün doğadan elde edildiğini anlatan Ahmet Bitirim, sazın gövdesinin temel malzemesinin Hindistan cevizi kabuğu olduğunu söyledi. Hindistan cevizinin iç kısmının boşaltılmasının ardından kabuğun ön bölümüne özel bir deri gerildiğini belirten Ahmet Bitirim, kullanılan derinin sazın ses kalitesi açısından büyük önem taşıdığını ifade etti. Ahmet Bitirim, "Temelde gövdesi Hindistan cevizi kabuğudur. Bunu alıyoruz, meyvesi boşaltıldıktan sonra ön tarafına deri geriyoruz. Bu derinin Hazar Denizi’nde yüzen bir balığın derisi olduğu söyleniyor. Biz ithal olarak geldiği için sadece yapımını biliyoruz. Bugüne kadar yapılan denemelerde en iyi neticeyi bu deri verdi. Başka derileri denedik, olmadı" dedi.
Sazın yapımında kullanılan malzemelerin rastgele seçilmediğini belirten Ahmet Bitirim, farklı deri türleriyle yapılan denemelerde istenilen sesin elde edilemediğini, bu nedenle geleneksel olarak kullanılan derinin tercih edildiğini kaydetti.
Rebabın sesi at kılından geliyor
Rebabı diğer birçok telli çalgıdan ayıran en önemli özelliklerden birinin çalma tekniği olduğunu anlatan Ahmet Bitirim, sazın tellerinin ve yayının at kılından yapıldığını söyledi. Sazın tellerinde özellikle at kuyruğundan elde edilen kılların kullanıldığını belirten Ahmet Bitirim, yayın da yine at kılından hazırlandığını ifade etti. Ahmet Bitirim, "Sazın temel çalınma teli at kılı. At kuyruğu, at kılı olarak bunu gergin bir şekilde buraya bağlıyoruz. Keza bunu çaldığımız yay da at kılı. Her ikisini birbirine sürtmek suretiyle sesi, melodiyi elde ediyoruz" diye konuştu. Rebabın perdesiz bir saz olduğunu belirten Ahmet Bitirim, standart ölçülerdeki bir rebabın yaklaşık 40 santimetre uzunluğunda olduğunu ve iki oktavlık bir ses genişliğine sahip bulunduğunu söyledi. Daha uzun sapların kullanılmasıyla bu ses genişliğinin artırılabildiğini de ifade etti.
Bir rebapta 20-25 tel, yayında 80-100 tel bulunuyor
Rebabın telleri ve yayında kullanılan at kıllarının hazırlanma sürecinin de geleneksel yöntemlerle gerçekleştirildiğini anlatan Ahmet Bitirim, sazın yaklaşık 20-25 telinin bulunduğunu, yayında ise 80 ila 100 arasında kıl kullanıldığını söyledi. At kuyruğu ve at yelesinden elde edilen kılların farklı işlemlerden geçirildikten sonra sazın yapımında kullanıldığını belirten Ahmet Bitirim, teller ile yayın birbirine uyum sağlaması için çam reçinesinden faydalanıldığını ifade etti. Ahmet Bitirim, "At kuyruğu ve at yelesi kullanıyoruz. Bunlar çeşitli sazların yapımında kullanılıyor. Ortalama 20-25 tel saza bağlıyoruz. Ortalama 80 ile 100 tel de yaya bağlıyoruz. Bu yayı da ve telleri de reçine, çam reçinesiyle birbirine alıştırıyoruz. Sürtünmeyi kuvvetlendirmek, sesin kolay elde edilmesini sağlamak üzere çam ağacından elde ettiğimiz çam reçinesini kullanıyoruz" dedi.
Yapay zekâ destekli ve birçok yabancı dilde.

Yorumlar
0 yorumHenüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz.
















