Rektör Özkan’dan su tasarrufu çağrısı: "Davranış tarzımızı, kültürümüzü değiştirmemiz gerekiyor"
Akdeniz Üniversitesinde (AÜ), Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan başkanlığında "Su Krizi" konulu bilgilendirme toplantısı düzenlendi. Toplantıda Antalya’nın su kaynaklarının mevcut durumu, iklim değişikliği, nüfus artışı ve sektörel tüketimin kaynaklar üzerindeki etkileri ile su verimliliğine yönelik çalışmalar ele alındı. Rektör Özkan’ın açıklamalarda bulunduğu toplantıda, AÜ Çevre Mühendisliği Bölümünden Prof. Dr. Ethem Karadirek de sunum yaptı.
Antalya’nın Torosları, denizi, şelaleleri ve tarım alanlarıyla suyla büyüyen bir şehir olduğunu belirten Özkan, Perge ve Patara gibi antik kentlerdeki su kanalları ve kemerlerinin, suyun medeniyetlerin gelişimindeki yerini gösterdiğini söyledi. Bilim ve teknolojideki gelişmelere rağmen suya gereken özenin gösterilmediğini dile getiren Özkan, üniversite olarak mühendisler ve biyologlarla birlikte farkındalık oluşturmayı amaçladıklarını ifade etti.
Hep sular oradaydı, öyle kalacak sandık
Düden Şelalesi ve Kırkgöz’deki su kaynaklarına değinen Özkan, "Düden Şelalesi’ni, o debisini, yer altı sularını hatırlarsınız. Şimdi Kırkgöz’ün debisinin ne kadar azaldığını konuşuyoruz. Maalesef sular hep oradaydı, hep öyle kalacak sandık. Ama öyle değil. Bugün gördüğümüz Düden, aslında bize bunu bas bas bağırıyor: Su elimizden gidiyor. Sadece miktar olarak değil, kalite olarak da elimizden gidiyor. Üstelik mesele yalnızca suyu kötü kullanmamız değil. Burada su bitmiş, başka yerden su getirmeye kalkmışız; oradaki suyu da mahvetmişiz. Burada su azalmış, deniz suyunu kullanmaya yönelmişiz. Deniz suyu tatlı suya karışmış, tatlı suyu da mahvetmişiz. Peki, bu süreçte denize ne yapıyoruz? Aldığımız deniz suyunu dönüştürüyor, yüzde 70’ini tuz olarak tekrar denize geri veriyoruz. Denizlerdeki algleri mahvetmeye başlamışız. Yalnızca tatlı suyu değil, denizi de mahvetmeye başlamışız. Denizdeki suyu da bu şekilde mahvedersek 10 yıl sonra bugünkü yaşam şartlarımızı sürdüremeyeceğiz. Bunun farkında mıyız, bilmiyorum. Gerçekten bu kadar bol su içinde yaşayamayacağız. Bu nedenle en kısa zamanda bazı şeyleri değiştirmemiz gerekiyor" şeklinde konuştu.
Biz yapmazsak arkamızdakilerin yapmasını bekleyemeyiz
Tüketim alışkanlıklarının değişmesinde herkesin davranışlarıyla örnek olması gerektiğini vurgulayan Özkan, bazı öğretim üyelerinin hafta sonu odalarındaki klimaları açık bırakmasını örnek gösterdi. Özkan, "Rol model olacağız hepimiz. Biz rol model olmazsak, biz yapmazsak arkamızdakilerin yapmasını bekleyemeyiz. Antalya çok sıcak olduğu için öğretim üyeleri cuma günü odalarından çıkıyorlar, klima açık kalıyor. Pazartesi tekrar geliyorlar, klima açık. Böyle bir öğretim üyesinin yetiştirdiği bir öğrencinin suya sahip çıkmasını nasıl beklersiniz? Tek bir öğretim üyesinden bahsetmiyorum. Bu alanda davranış tarzımızı, kültürümüzü değiştirmemiz gerekiyor. Yaptırım olduğu zaman biz çok çabuk toparlanıyoruz. Aynı emniyet kemerlerinde olduğu gibi" ifadelerini kullandı.
Yapay zekâ destekli ve birçok yabancı dilde.

Yorumlar
0 yorumHenüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz.
















