Aile Hekimliği hizmetleriyle sadece tedavi değil, önleyici hekimlik
Aile Hekimliğini, kişiyi yalnızca bir hastalık ya da şikayet üzerinden değil; bedensel, ruhsal ve sosyal yönleriyle bir bütün olarak ele alan temel tıp uzmanlığı olarak tanımlayan Tijen Acar, "Polikliniğimizde her yaştan hastanın baş ağrısı, halsizlik, ateş, öksürük, sindirim sistemi yakınmaları, kas ve eklem ağrıları gibi sık görülen sağlık sorunlarının değerlendirilmesinin yanı sıra diyabet, hipertansiyon, kolesterol yüksekliği, tiroid hastalıkları, astım ve KOAH gibi kronik hastalıkların tanı ve takibi yapılmaktadır. Birden fazla hastalığı veya ilaç kullanımı olan hastalarımızı bütüncül biçimde değerlendiriyor; gerektiğinde ilgili uzmanlık alanlarına yönlendirerek takip sürecinin koordinasyonunu sağlıyoruz" dedi.
Koruyucu sağlık hizmetleri ve erken tanı
Koruyucu hekimlik ve erken tanının önemine değinen Acar, "Koruyucu hekimlikte temel hedefimiz, hastalıkları ortaya çıkmadan önlemek veya erken dönemde tespit edilmektedir. Hastalarımızın yaşını, cinsiyetini, aile öyküsünü ve yaşam tarzını dikkate alarak kan basıncı, kan şekeri ve kolesterol değerlendirmeleri yapıyor; kişisel risklere uygun taramalar ve erişkin aşılaması konusunda danışmanlık sunuyoruz. Meme, rahim ağzı ve kalın bağırsak kanserlerine yönelik yaşa uygun taramalar ile kalp-damar hastalıkları risklerinin değerlendirilmesi de hizmetlerimiz arasındadır. Herhangi bir şikayeti olmayan kişilerin de düzenli sağlık kontrolünü ihmal etmemesi, hastalıkların erken tanısı açısından önemlidir" ifadelerini kullandı.
Obezite ve kilo yönetimi
Obezitenin tanı ve takibinde sunulan hizmetlere ilişkin Acar, "Obezite yalnızca kilo veya görünümle ilgili değil, izlem ve tedavi gerektiren kronik bir hastalıktır. Obezite polikliniğimizde Tanita vücut analiz cihazıyla vücut ağırlığı ve bileşenlerini değerlendiriyor; gerekli durumlarda altta yatan nedenleri ve diyabet, hipertansiyon, kolesterol yüksekliği gibi eşlik eden sağlık risklerini araştırıyoruz. Hastalarımızın yaşam şartlarına uygun, gerçekçi ve sürdürülebilir hedefler belirliyor; ihtiyaç halinde ilaç tedavisini ve diyetisyen ya da ilgili uzmanlık alanlarıyla iş birliğini değerlendiriyoruz" dedi.
Kilo vermekte zorlanan veya obezite riski taşıyan kişilerin değerlendirme ve takip sürecine ilişkin ise Tijen Acar, "Kilo vermekte zorlanmak yalnızca irade eksikliği olarak değerlendirilmemelidir. Başvuran kişilerin beslenme alışkanlıklarını, uyku düzenini, stresini, kullandığı ilaçları ve günlük yaşam şartlarını birlikte ele alıyoruz. Gerekli tıbbi değerlendirme ve tetkiklerin ardından kişiye özel hedefler belirliyor, düzenli kontrollerle ilerlemeyi izliyoruz. Amaç, kısa süreli ve zorlayıcı diyetler yerine kişinin yaşamına uyarlanabilen kalıcı alışkanlıklar geliştirmektir. Gerektiğinde diğer sağlık profesyonelleriyle iş birliği yapıyoruz" açıklamasında bulundu.
Obezite ve kronik hastalıklar arasındaki ilişki
Obezitenin diğer sağlık sorunlarıyla ilişkisine dikkat çeken Prof. Dr. Acar, "Fazla kilo ve özellikle karın çevresindeki yağlanma; insülin direnci, tip 2 diyabet, hipertansiyon, kolesterol bozuklukları, karaciğer yağlanması ve eklem sorunları gibi pek çok sağlık problemine zemin hazırlayabilir. Bu sorunlar uzun süre belirti vermeden ilerleyebilir. Erken değerlendirme sayesinde riskler belirlenebilir ve uygun yaşam tarzı değişiklikleriyle hastalıkların gelişmesi veya ilerlemesi önlenebilir. Sağlığımızı korumak için şikâyetlerin ortaya çıkmasını beklemeden değerlendirme yaptırmak önemlidir" diye konuştu.
Sağlıklı kilo kontrolü için önerilerini de paylaşan Tijen Acar, "Sağlıklı kilo kontrolü hızlı sonuç vaat eden katı diyetlerden çok, sürdürülebilir alışkanlıklara dayanır. Dengeli beslenmek, sebze ve liften zengin gıdalara yer vermek, şekerli içecekleri ve aşırı işlenmiş ürünleri sınırlamak, düzenli fiziksel aktivite yapmak, yeterli uyumak ve stresle sağlıklı biçimde baş etmek önemlidir. Yetişkinler için haftada en az 150 dakika orta şiddette fiziksel aktivite iyi bir hedeftir. Kilo yönetiminde zorlanan kişilerin profesyonel destek alması, kişiye uygun ve kalıcı bir plan oluşturulmasına yardımcı olur" dedi.
Sigara bırakma polikliniği hizmeti
Sigara kullanımıyla mücadele kapsamında sunulan hizmetlere ilişkin Acar, "Anabilim Dalımız bünyesinde Sigara Bırakma Polikliniği hizmeti sunuyoruz. Sigarayı bırakmak isteyen vatandaşlarımızı profesyonel destek almak üzere polikliniğimize başvurmaya davet ediyoruz" açıklamasında bulundu.
Randevu ve başvuru bilgileri
Aile Hekimliği Polikliniklerinde sunulan hizmetlerden yararlanmak isteyen vatandaşlara başvuru bilgilerini aktaran Prof. Dr. Tijen Acar, "Genel sağlık değerlendirmesi, kronik hastalık takibi, koruyucu sağlık hizmetleri, obezite ve kilo yönetimi desteği ya da sigara bırakma polikliniği hizmetlerinden yararlanmak isteyen vatandaşlarımız Düzce Üniversitesi Hastanesi Aile Hekimliği Polikliniklerimize başvurabilir. Randevu, 0 850 259 81 81 numaralı hattan veya hastanenin çevrim içi randevu sistemi üzerinden alınabilir. Randevusuz başvurular da kabul edilmektedir. Polikliniklerimiz hafta içi mesai saatlerinde hizmet vermektedir. Sağlık sorunlarının ağırlaşmasını beklemeden danışmak ve düzenli kontrolleri yaptırmak, sağlıklı bir geleceğe yönelik önemli bir adımdır" ifadelerini kullandı.
Yapay zekâ destekli ve birçok yabancı dilde.

Yorumlar
0 yorumHenüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz.
















