2 yeğenini öldüren amca: "Abim, ’Çocuklarımın gözünü kan bürümüş, cellat olmuşlar’ diyerek beni uyardı"
Sanığın tek böbreği olduğu ve 10 yıl önce maktullerin babasından aldığı böbrekle yaşamını sürdürdüğü öğrenildi.
Olay, 10 Temmuz 2025 tarihinde Kartepe ilçesi Fatih Sultan Mehmet Mahallesi Gazi Caddesi’ndeki tek katlı evde meydana geldi. İddiaya göre, aile içinde çıkan tartışma kısa sürede büyüyerek kavgaya dönüştü. Olayda amca Fesih Y.’nin ateş açması neticesinde yeğenler Gazi Zafer Y. ve Güven Y. ile Makul S yaralandı. Makul S., kendi imkanlarıyla hastaneye giderken, 112 Acil Çağrı Merkezi’ne yapılan ihbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri yaptıkları kontrolde, Gazi Zafer Y. ile Güven Y. isimli kardeşlerin hayatını kaybettiğini tespit etti. Olaya ilişkin amca F.Y. ile Dilaver Y., ve K.Y. gözaltına alındı. Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliğinde tamamlanan işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden K.Y., savcılıkça serbest, Dilaver Y. de sevk edildiği hakimlikçe adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Fesih Y. ise tutuklandı.
Sanık, 2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapisle yargılanıyor
Fesih Y. hakkında 2 kez tasarlayarak kasten öldürme ve olası kastla yaralama suçundan açılan dava Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başlandı. Duruşmaya tutuklu sanık Fesih Y. ve taraf avukatları katıldı. Pişman olduğunu söyleyen sanık Fesih Y., "Olayın bu noktaya geleceğini tahmin etmiyordum. Biz 8 erkek kardeş inşaat işi yapıyoruz. Gazi çok sinirli, agresif biriydi, babasını bile dinlemiyordu, diğer kardeşi de öyle. Bu sebeple Dilaver abim kendisine yardımcı olmak için 3-4 milyon para da vermişti, işini kurmasına yardımcı olmuştu. Olaydan 1 sene kadar önce şantiyede Gazi ile tartıştık, bana hakaret etti, boğazıma bıçak tuttu. Abim Dilaver araya girdi, beni eve gönderdi. Maktullerin babası Mustafa abimle konuştuk, konuyu kapatmamı istedi. Daha sonra barıştık, ona kin beslemedim" diye konuştu.
Gazi İstanbul’dan silah aldı. Dilavere de söyle, kendinizi öldürtmeyin, dışarı çıkmayın
Dilaver ile evlerinin bitişik olduğunu söyleyen sanık Fesih Y., "Olaydan 2 gün önce Mustafa abim beni aradı, evden çıkmamamı istedi, "Gazi İstanbul’dan silah aldı. Dilavere de söyle, kendinizi öldürtmeyin, dışarı çıkmayın’ dedi. Gazi, Dilaver ile onun arkasından konuştuğumuzu düşündüğü için bize kin beslemiş. Daha sonra Dilaver abimi aradım ve olanları anlattım. Evde otururken uzaktan akrabamız Maksut geldi. Mustafa abimin üzüldüğünü, çocuklarına laf geçiremediğini söyledi. Daha sonra Mustafa’nın annesi Cahide geldi. O da durumdan endişe duyduğunu ifade etti. Gazi benim canım ciğerimdi" şeklinde konuştu.
Çocuklarımın gözünü kan bürümüş, cellat olmuşlar, onları durduramıyorum
Mal paylaşımı için babasını Ağrı’dan çağırdığını söyleyen sanık Fesih Y., "Maksut olay günü beni telefonla arayarak, ’Ofise gelme, Gazi geldi, rahat durmuyor’ dedi. Akşam dayımı aradım, kimse olmadığını söyleyince ofisime gittim. Abim Mustafa’nın elini öpmeye gittim. Mustafa abim, ’Çocuklarımın gözünü kan bürümüş, cellat olmuşlar, onları durduramıyorum’ dedi.
Ertesi gün, olayın yaşandığı tarihte babam olayları çözmek için Ağrı’dan geldi. Evin bahçesinde hep beraber oturduk. Erol, Maksut, Dilaver, Mustafa hepimiz vardık. Mustafa abim, Dilaver abime sarıldı, ’Siz ofise gelmeyerek büyük olayı engellediniz, çocuklarıma laf geçiremiyorum’ dedi. Daha sonra ölen 2 yeğenim de geldi. Gazi sürekli elini beline götürüyordu. Bu durumu dayım söyledim. Dayım, Gazi’ye; ’Ne istiyorsunuz?’ dedi. Gazi, dayıma bağırdı, dayım geri çekildi. Ben de içeri gidip silahımı belime koydum. Daha sonra Gazi, ’Dağılın lan, burayı patlatacağım’ dedi ve eline beline atıp silahı çıkarınca ben de kendisine ateş ettim. Güven ve Makul’e silah sıkmam söz konusu değil. Dilaver ve babamdan onları öldürmem konusunda bir talimat almadım. Çok pişmanım, keşke ben ölseydim. Onların sıkacaklarını düşündüğüm için sıktım. Keşke ben ölseydim de onlar ölmeseydi" ifadelerini kullandı.
Katılan vekili, maktullerde hiçbir silah olmadığını, bunun olay yeri raporu ile mevcut olduğunu, sanık avukatlarının rahatsızlığı yönündeki tahliye talebine ise maktullerin babasının böbreği ile yaşamını sürdürdüğünü söyledi.
Mahkeme heyeti, gelecek celse tanıkların dinlenmesine, sanığın tutukluluk halinin devamına ve duruşmanın ertelenmesine karar verdi.
Yapay zekâ destekli ve birçok yabancı dilde.

Yorumlar
0 yorumHenüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz.
















