TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Oktay: "Türkiye, bölgesinde hem barışın inşasına hem de barışa katkı veren ülkelerden birisidir"
The English translation is not ready yet; showing the original.
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Dışişleri Komisyonu Başkanı ve AK Parti Ankara Milletvekili Fuat Oktay, Almanya’daki resmi temasları öncesinde komisyon üyeleri AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Türkiye-Almanya Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı İstanbul Milletvekili Zafer Sırakaya, AK Parti Gaziantep Milletvekili Derya Bakbak, Yeni Parti Düzce Milletvekili Talih Özcan, DEM Parti Bitlis Milletvekili Semra Çağlar Gökalp ve MHP Kayseri Milletvekili İsmail Özdemir ile birlikte Türk medya mensuplarıyla bir araya geldi. Almanya Federal Meclisi (Bundestag) Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı Armin Laschet’in daveti üzerine Almanya’da bulunan TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay, başkent Berlin’de muhatapları ile yapacakları görüşmede Almanya-Türkiye ilişkilerini, Almanya’daki Türk toplumunun sorunlarını ve güvenliğini, terörle mücadeleyi ve küresel sorunları ele alacaklarını ifade etti.
Avrupa, dün hasta adam dediği ülkeden bugün şifa arıyor
Oktay, bir gazetecinin Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne (AB) tam üyeliğinin ne zaman gerçekleşeceği yönündeki sorusuna da "Türkiye olarak Avrupa Birliği’ne tam üye olup olmamamızın o kadar da önemli olduğunu ben şahsi olarak bunu ifade ediyorum. Biz buna çalışacağız Türkiye olarak. Bu strateji önceliklerimizden birisidir ama tam olarak üye olup olmamamız aslında bizim bu bizi yolumuzdan engellemez" cevabını verdi.
Oktay, Türkiye’nin savunma sanayisindeki ileri teknoloji ve enerji alanında yaptığı hamlelere dikkat çekerek, bu gücün, pek çok alanda sorun yaşayan Avrupa için avantaj olacağını ve kazanın da Avrupa olacağını belirtti. Oktay, "65 yıllık bir süreçten bahsediyoruz 63 yıldır dediniz bu süre içerisinde hatırlayın bir çok kriterler gündeme geldi. En sonunda biz dedik ki bu siyasi bir karardır teknik bir karar değildir. Dolayısıyla biz gerekirse buna Ankara kriterleri der yürürüz yolumuza dedik ve yürüdük. Bunu konuştuğumuzda Türkiye 200 belki 250 milyar dolar civarındaki bir ülkeydi gayet saf yurtiçi hasılası bakımından. Şimdi 1,8 trilyonluk bir Türkiye’den bahsediyoruz, 600 milyar doların üzerinde bir dış ticaret hacmi olan bir Türkiye’den bahsediyoruz. Dolayısıyla Türkiye ve savunma sanayi boyutuna baktığımızda ileri teknolojiyi kullanabilen yeni savunma teknolojileri ve konseptlerini artık dünyanın gündemine sokan bir ülkeden bahsediyoruz. Ve şimdi bunu diğer sektörlere yaymaya çalışıyoruz yani enerji bunun başında ve sağlık bunun başında turizmde zaten geldiğimiz nokta belli ve diğer sektörlerde adım adım devam edecek. Dolayısıyla bizim kadar bunu Avrupa Birliği’nin de düşünmesi lazım. Biraz önce Avrupa Birliği’nin kendi içindeki dezavantajlarının çok net bahsettim. Burada net kazanan Türkiye’den çok Avrupa Birliği’nin kendisi olacaktır aslında. 100 yıl öncesinde 150 yıl öncesinde Avrupa’nın hasta adamı dedikleri ülke, bugün aslında Avrupa’nın kendisinin hastalandığı ve şifayı aradığı bir ülke konumuna gelmiştir. Dolayısıyla biz kendi bildiğimiz yolda ama kendi vatandaşlarımızın çıkarı Türkiye’nin çıkarları doğrultusunda ilerlemeye devam edeceğiz. Bu bizi Avrupa Birliği’ne tam üyelik noktasında buluşturursa her iki taraf da kazanır. Bunu arzu ederiz çünkü bölgenin daha istikrarlı olmasını arzu ediyoruz" diye konuştu.
Yapay zekâ destekli ve birçok yabancı dilde.

Comments
0 commentsNo comments yet. Be the first.
















