Bakan Fidan: "İsrail komşu ülkelerin güçlü ve istikrarlı olmasından pek hoşlanmıyor"
The English translation is not ready yet; showing the original.
Dışişleri Bakanı Fidan, Suriye’ye gerçekleştirdiği ziyaret kapsamında Türk basın mensuplarına Suriye, İsrail, bölgesel iş birliği, Mekke İttifakı, SDG, Yunanistan ve S-400 konularına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bölgede son derece kritik gelişmelerin yaşandığını ve bu süreçte Suriye ile olan temasların artırıldığını dile getiren Fidan, "Bölgemizde son derece kritik gelişmeler yaşanıyor. Bu süreçte Suriye ile olan temaslarımızı artırıyoruz. Buraya iki günlük bir ziyaret yapmak istedik. Görüşülecek çok konumuz var. Şam’da konaklamış olmamız, Suriye’de hayatın normalleşmeye başladığının da bir göstergesidir" ifadelerini kullandı.
Ziyaret kapsamında Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile yaklaşık 2 saat süren bir görüşme yaptıklarını ve bu görüşmede tüm konuları ele aldıklarını kaydeden Fidan, şu anda Suriye’yi istikrarsızlığa sürükleme potansiyeli en yüksek olan tehdidin İsrail olduğunu söyledi.
İsrail komşu ülkelerin güçlü ve istikrarlı olmasından pek hoşlanmıyor
Suriye ile ilgili gelişmelerin iki senedir iyi bir yönde seyrettiğine dikkati çeken Fidan, "Suriye’yi yaptırım listesinden çıkarttılar, ekonomik yatırımların önünde bir engel yok. Terörizm listesinden çıkmaları da son derece önemliydi. Suriye’nin zamana ihtiyacı var. İstikrarın olduğu bir ortamda biraz da iyi yönetişim olursa potansiyelleri yüksek. Ama İsrail komşu ülkelerin güçlü ve istikrarlı olmasından pek hoşlanmıyor. Bunu kendisine tehdit olarak görüyor. Bu tehdidin tanımından dolayı da buralara yönelik istikrarsızlaştırıcı eylemlerde bulunuyor. Halbuki Suriye bölgesinde barış içinde yaşamak istiyor. Bu yaklaşımı İsrail bir noktada ya tanıyacak, bölgesiyle barış içerisinde yaşamayı kabul edecek ya da bu saldırgan politikalarını sürdürecek ve uluslararası toplum içinde daha da yalnızlaşacak. Netanyahu çevrelerindeki bütün ülkeleri tehdit olarak görüyor. İsrail, o ülkelerin zayıflığından kendi güçlülüğünü üreten bir ülke" açıklamasında bulundu.
Suriye’deki entegrasyon sürecine değinen Fidan, SDG’nin tehdit olmaktan çıkmasının birinci öncelik olduğunu belirterek, "Şu anda prensipte duyurulan unsurlar olumlu mesajlar içeriyor. Sürecin pratikte nasıl ilerlediğini yakından takip ediyoruz. Uygulamanın kamuoyuna duyurulan mesajlarla uyumlu olmasını bekliyoruz" diye konuştu.
Terör meselesi başta olmak üzere 40-50 yıldır ayağımıza pranga olan pek çok sorun esasen Suriye ve Irak kaynaklıydı
Suriye’nin günümüzde geldiği noktanın daha da ilerletebileceğini ve mevcut tehditleri ile gidilmesi gerek yolu bildiklerini aktaran Fidan, "Devam eden bir yol var. Bu başarı yolunu yürümeye devam etmeliyiz. 8 Aralık’ta rejim devrildikten sonra her şeyin daha yeni başladığını söylemiştim. Gelinen noktada taktik ve stratejik açılardan güzel şeyler oluyor. Terör meselesi başta olmak üzere 40-50 yıldır ayağımıza pranga olan pek çok sorun esasen Suriye ve Irak kaynaklıydı. AK Parti’nin iktidara gelmesiyle, Cumhurbaşkanımızın koyduğu iradeyle ve vizyonla, hem kendi ülkemizdeki siyasi, ekonomik meseleleri çözdük hem de dış gelişmelere yönelik stratejik kültürü, güvenlik kültürünü yeniden inşa ettik. Bugünün ihtiyaçlarına yanıt veren bir güvenlik paradigması oluşturduk. Komşu ülkelerden kaynak sorunlarımızı usulüyle çözmeyi başardık. Ancak bu konuda ödevimiz bitmiş değil. Çalışmaya, çaba harcamaya devam edeceğiz" dedi.
Yapay zekâ destekli ve birçok yabancı dilde.

Comments
0 commentsNo comments yet. Be the first.
















