Adalet Bakanı Gürlek: "Cumhurbaşkanımız, her ortamda olduğu gibi mazlumların yanında olduğunu haykırdı"
The English translation is not ready yet; showing the original.
Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu dolayısıyla New York’ta bulunan Adalet Bakanı Akın Gürlek, Türkevi’nde televizyon yayınına katıldı. Fon soruşturması ile ilgili konuşan Gürlek, "Borsada yaklaşık 8,5 milyon vatandaşımız bulunuyor. Hisselerin yanı sıra fon sistemi var. Fonlar 2020 yılında ortaya çıktı. Ancak son iki yılda yoğun biçimde kullanılmaya başlandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı yaptığım dönemde de bu konuyu gördük. Mağduriyet yaşayan vatandaşlarımızın haklarını sonuna kadar koruyacağız ve sistemin bu şekilde kullanılmasına izin vermeyeceğiz" değerlendirmesinde bulundu.
SPK bize soruşturma izni verdi. Bu meseleye önem veriyoruz
Fon soruşturması ile ilgili vatandaşların paralarının heba edilmesine izin vermeyeceklerini ifade eden Bakan Gürlek, "Borsada yaklaşık 8,5 milyon vatandaşımız bulunuyor. Hisselerin yanı sıra fon sistemi var. Fonlar 2020 yılında ortaya çıktı ancak son iki yılda yoğun biçimde kullanılmaya başlandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı yaptığım dönemde de bu konuyu gördük. Son dönemde fonların içine bazı hisselerin alındığını ve bu hisselerde olağanüstü hareketlilik yaşandığını tespit ettik. Bakıyorsunuz, şirketin kayda değer bir varlığı, fabrikası veya alanı yok; fakat piyasa değeri Türk Hava Yolları’ndan veya ASELSAN’dan daha yüksek. Burada orantısız bir büyüme gördük. Bu konuda süreç başlatılması için SPK’ye ihbar ve suç duyurusunda bulunduk. Bazı hisseler hakkında da SPK bize soruşturma izni verdi. Bu meseleye önem veriyoruz. Vatandaşlarımızın dişinden tırnağından artırarak iyi niyetle borsaya yatırdığı paraların heba edilmesine kesinlikle izin vermeyeceğiz" dedi.
Mağdurlarımızın haklarını koruyacağız
Fonlarla ilgili soruşturma süreci başladığını hatırlatan Bakan Gürlek, "Önce SPK tarafından fonlar tasfiye edildi, ardından bize soruşturma izni verildi. Şu anda gözaltılar var. 63 kişi hakkında işlem yapıldı. Bunların bir bölümü tutuklandı; gözaltı süreci devam edenler, adli kontrol uygulananlar ve firarda olanlar var. Fon sahiplerinin veya yönetim kurulu üyelerinin bütün mal varlıklarına el koyduk ve işlem yapmalarını engelleyen tedbir kararları uyguladık. Anlık para kaçırma girişimleri ve tapu devirleri yaşanabiliyor. Bu nedenle tapu müdürlüklerine, noterlere ve bankalara müzekkere yazdık. Yaklaşık 40 milyon doların transfer edilmek istendiği bir girişim, tedbir ve bloke kararımız sayesinde banka tarafından durduruldu. Mağduriyet yaşayan vatandaşlarımızın haklarını sonuna kadar koruyacağız ve sistemin bu şekilde kullanılmasına izin vermeyeceğiz. Ayrıca büyükşehirlerde ve diğer illerimizde, alanında uzman savcılardan oluşan sermaye piyasası suçlarıyla mücadele büroları kurduk. Bu bürolar yalnızca Sermaye Piyasası Kanunu’nda düzenlenen suçlara bakacak" diye konuştu.
Suçluların iadesi konusunda iş birliği çağrısı
Suçluların iadesi konusunda ABD makamlarına da iş birliği çağrısında bulunan Bakan Gürlek, şunları kaydetti:
"FETÖ’den dolayı hakkında soruşturma veya yargılama yürütülürken buraya kaçan kişiler var. Ayrıca diğer suç örgütlerinden kaçanlar da bulunuyor. Bunların iade süreçlerini takip ediyoruz. Burada adli müşavirlerimiz görev yapıyor, büyükelçilerimiz de süreçleri takip ediyor. Suçluların iadesi için kırmızı bülten çıkarıyoruz. Evrak eksikliği varsa tamamlıyoruz. FETÖ konusunda özellikle hassasiyet gösteriyor ve ABD adli makamlarıyla sürekli görüşüyoruz. Adli müşavirliğimiz ile Bakanlığımızın ilgili genel müdürlüğü bu süreçleri izliyor. Dosyaları sürekli güncelliyoruz. İadesini istediğimiz kişi hakkında yeni bir delil, itirafçı beyanı veya maddi bulgu ortaya çıktığında bunu dosyaya ekleyerek talebimizi yeniden iletiyoruz. ABD makamlarıyla iş birliği içinde olumlu çalışacağımızı düşünüyoruz. Buradan ABD makamlarına da iş birliği çağrısında bulunuyorum. Çünkü ABD’nin bizden iadesini istediği kişileri de imkânlarımız ölçüsünde iade etmeye çalışıyoruz."
Sokak çeteleri ve yeni nesil suç örgütleri ile mücadele
Sokak çeteleri ve yeni nesil suç örgütü yapılarının üzerlerine kararlılıkla gittiklerini ifade eden Bakan Gürlek şu ifadeleri kullandı:
"Göreve gelir gelmez 175 ağır ceza merkezindeki cumhuriyet başsavcılarımıza genelge gönderdik. Başsavcılarımızdan uyuşturucu, sokak çeteleri, yasa dışı bahis, sanal kumar ve milletimizi tehdit eden benzeri yapılarla mücadelede kararlı ve hassas olmalarını, gerekli inisiyatifi almalarını ve taviz vermemelerini istedik. Genelgenin yanı sıra Ceza İşleri Genel Müdürlüğümüz başsavcılarımızla sürekli iletişim kuruyor; koordinasyon hâlindeyiz. Vatandaşlarımızın huzurunu, kamu düzenini ve güvenliğini bozan yapılarla sonuna kadar mücadele ediyoruz. Bu süreçte İçişleri Bakanlığımız ve kolluk kuvvetlerimizle koordinasyon içindeyiz. Kamu düzeni bozulursa hukuk uygulanamaz, yatırımcı gelemez ve istikrar sağlanamaz. Bunun bilincindeyiz. Adı ne olursa olsun sokak çeteleriyle sonuna kadar mücadele edeceğiz. Devlet adına görev yapan kişiler olarak bu yapıların üzerine kararlılıkla gidiyoruz. Devletin demir balyozu her zaman başlarına inecek."
Suç oranları azaldı
Sokak çeteleri ile mücadelede iyi sonuçlar aldıklarını ifade eden Bakan Gürlek, "Yargı erki olarak üzerimize düşeni yapıyor, savcılarımızın bu yapılara yönelik operasyon ve soruşturmalarda hassasiyet göstermesini sağlıyoruz. Güzel sonuçlar aldık. Birçok sokak çetesi etkisiz hâle getirildi. Vatandaşlarımız aileleriyle birlikte gece de rahatça dolaşabiliyor, iş insanlarımız iş yerlerini güven içinde açabiliyor. Daha önce bazı sokak çeteleri meydanı boş sanıp herkesi tehdit ediyordu. Şu an elimizde veriler var. Suç oranları oldukça azaldı. Başsavcılarımıza sürekli söylüyoruz bunlara operasyon yapın kararlı olduğunuzu gösterin. Şu an İçişleri Bakanlığı ile de uyumlu bir süreç var" ifadelerini kullandı.
Sokak çeteleri eylem yapamaz hale geldi
Sokak çetelerinin eylem yapamaz hale getirdiklerini belirten Bakan Gürlek, "Büyükşehirlerde suç oranlar düştü. Sokak çetelerinin tehditlerine ilişkin şikâyetler azaldı. 11. ve 12. Yargı paketleriyle buna ilişkin yaptırımları artırdık. Hem çocukları suç işlemeye azmettiren veya teşvik eden sokak çetelerine uygulanacak cezaları hem de bu suçlarda kullanılan 12-15 ve 15-18 yaş grubundaki kişilerle ilgili cezai müeyyideleri artırdık. Bu düzenlemeler caydırıcı ve etkili oldu" dedi.
Yargının hızlandırılması için kapsamlı çalışmalar yaptık
Yargının hızlandırılması kapsamında hakimlerin hedef süreye uymak zorunda olduğunu belirten Bakan Gürlek, "Ben uygulamadan geldim. Hakimlik, savcılık ve başsavcılık yaptım. Bu nedenle sorunları daha iyi biliyorum. Vatandaşlarımızda, yargılama sürelerinin uzamasından kaynaklanan genel bir memnuniyetsizlik var. Biz göreve gelir gelmez bu alana yöneldik. Geçen hafta hakim ve savcıların atanma yönetmeliğini tamamen değiştirdik. Artık hakim ve savcıların atamaları, yargının etkinliği ve verimliliğine göre yapılacak. Yargının etkinliği ve verimliliği ne demek? Hakimlere hedef süre koyduk. Bir dava açılırken o davanın ne kadar sürede bitirileceği belli. Kira tespit, alacak veya işe iade davası açan vatandaşlarımız ve avukatlar, davanın ne kadar sürede karara bağlanacağını biliyor. Hakim de bu hedef süreye uymak zorunda. Ancak hızlı karar vermek, adaletli karar vermek anlamına gelmiyor. Hakim hızlıca karar verdiğinde süreç bitmiyor; kararın istinaf ve Yargıtay aşamaları var. Hakimin hem hedef süre içinde hem de isabetli karar vermesi, kararının üst mahkemelerde onanması gerekiyor. Buna göre bir puanlama sistemi getirdik. Hakim hedef süreyi tutturdu mu? Verdiği karar isabetli mi, Yargıtay tarafından onandı mı? Hakime bunlara göre puan verilecek ve ataması da bu puana göre yapılacak. Doğu-batı ayrımı kalktı. Bir hakim veya savcı başsavcılık ya da ağır ceza mahkemesi başkanlığı gibi unvanlı bir görev istediğinde de değerlendirme puana göre yapılacak. Tamamen bu sisteme geçtik. Hedef sürelere uyulması konusunda çok hassasız. Artık hedef süreye uymayan meslektaşlarımız hakkında disiplin süreci başlatıyoruz. Elbette meslektaşlarımızın mazeretleri veya hakimin kendisinden kaynaklanmayan nedenler olabilir" dedi.
Hakim atamaları yargının etkinliği ve verimliliğine göre yapılacak
Hakim atamalarının yargının etkinliği ve verimliliğine göre yapılacağını ifade eden Bakan Gürlek, "Bu kapsamda Alo Adalet 135 hattını faaliyete geçirdik. İnşallah ekim ayında Türkiye genelinde hizmet verecek. Vatandaşlarımız geciken dosyalarla ilgili buraya başvurabilecek. Alo Adalet 135 irtibat bürolarımızı da kurduk. Vatandaş başvurduğunda sistem kendiliğinden işlemeye başlayacak. Bu süreçte yapay zekadan da yararlanıyoruz. Dosya hedef süre içinde bitirilmemişse komisyon başkanımız ilgili mahkeme hakimiyle görüşecek ve gecikmenin nedenini raporlayacak. Personel veya kâtip eksikliği bulunabilir ya da mahkemeye fazla dosya gelmiş olabilir. Bunlar kabul edilebilir nedenlerdir. Ancak gecikme hakimin kendisinden, daha açık ifadeyle tembelliğinden kaynaklanıyorsa gerekli süreç başlayacak. Hem disiplin süreci işletilecek hem de hakim, terfi ve atamalarda olumsuz not aldığı için istediği yere veya göreve atanamayacak. Atama sistemini en başından bu şekilde tasarladık. Hakimlerimiz, yargının etkinliği ve verimliliğine göre atanacak, terfi edecek veya unvanlı görevlere getirilecek. Alo Adalet 135 hattı sayesinde bir muhatap bulacak ve dosyasının hangi aşamada, nerede ve neden beklediği konusunda kendisine geri bildirim yapılacak" diye konuştu.
Sosyal medya düzenlemesini ekim ayında meclis gündemine getireceğiz
Sosyal medya düzenlemesini ekim ayında meclisin gündemine getireceklerini ifade eden Bakan Gürlek, "Hazırlıklarını tamamladığımız ve kamuoyuyla da paylaştığımız, sosyal medya yasası olarak bilinen düzenlemeyi Meclis açıldığında, inşallah ekim ayında gündeme getireceğiz. Buna çok önem veriyoruz. Sosyal medyanın da kuralları olması gerekiyor. Kimse sahte veya anonim bir hesap açarak başkasına itibar suikastı yapamaz ya da yalan bilgilerle algı oluşturamaz. Buradaki hassasiyeti doğru anlatmamız gerekiyor. Sosyal medyada hesap açan herkes hakkında soruşturma yapılması söz konusu değil. Yeni düzenlemede katalog suçları belirledik. Bu suçlardan biri işlendiğinde savcılık veya mahkeme Siber Güvenlik Başkanlığımıza yazı yazarsa hesap sahibine ilişkin bilgiler gönderilecek. Kişi suç işlemediği sürece sosyal medyada herhangi bir sorun yaşamayacak" dedi.
Kimlik doğrulama yöntemi ve anahtar modeline ilişkin bir düzenleme yapacaklarını ifade eden Bakan Gürlek sözlerini şöyle sürdürdü:
"Vatandaşlarımız, sosyal medyaya girerken kimlik bilgilerini vermeleri hâlinde, sunucuları çoğunlukla yurt dışında bulunan platformlar nedeniyle bilgilerinin yurt dışına gideceğinden endişe ediyor. Böyle bir durum olmayacak. Bilgiler tamamen Siber Güvenlik Başkanlığımızda bulunacak ve suç işlenmediği sürece gündeme gelmeyecek. Saydığımız katalog suçlardan biri işlenirse savcılık veya mahkemenin yazısı üzerine hesabın kim tarafından kullanıldığı ortaya çıkarılacak. Kişi, kendi adıyla hesap açmak zorunda değil; takma ad veya farklı bir kullanıcı adı kullanabilir. Önemli olan, bir suç işlendiğinde müdahale edilebilmesi. Yeni nesil suç örgütleri artık sosyal medyayı kullanıyor; buralardaki gruplardan örgütlerine üye topluyor, talimat ve direktif veriyor. Buna çok önem veriyoruz. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız daha önce 15 yaşından küçüklere ilişkin bir paket hazırladı ve düzenleme Meclisten geçti. Biz de inşallah ekim ayında 15 yaşından büyüklere ilişkin paketi geçirmek istiyoruz."
Hakim-savcı atamaları
Çalışan hakim ile çalışmayan arasında ayrım yapılması gerektiğini dile getiren Bakan Gürlek şu ifadeleri kullandı:
"Bütün mesleklerde olduğu gibi bizde de doğu-batı ayrımı vardı. Doğu görevini yapan batıya atanıyordu. Daha önce beş bölgeden oluşan bir sistem uygulanıyordu. Örneğin İstanbul batı sayılıyor, İstanbul’da görev yapan kişi daha sonra tekrar doğuya gidiyordu. Bu adil bir sistem değildi. Çalışan hakimle çalışmayan hakim arasında ayrım yapılması gerektiğini düşündük. HSK bünyesinde Yargının Etkinliği ve Verimliliği Bürolarını kurmuştuk. Hakimlerimiz; dosyalarını hedef süre içinde bitirip bitirmemelerine ve isabetli karar verip vermemelerine göre puan alacaklar. Atama veya unvanlı görevlere gelme süreçlerinde bu puanlar değerlendirilecek. Bunlar, yargının etkinliğini ve verimliliğini artırmak için atılmış adımlar. Meslektaşlarımız da bu sistemden oldukça memnun. Daha önce bir hakim doğu görevini tamamlayıp batıya atanmak istediğinde ilk tercihine atanamayabiliyordu. Artık puanını bilecek, gitmek istediği yer için gereken puan da belli olacak. Tercih yaptığında puanı yeterliyse oraya atanacak. Bu, şeffaflık bakımından önemli. HSK’nin ilkeleri açık biçimde belirlemesi ve çalışanla çalışmayanın birbirinden ayrılması, meslektaşlarımızın meslek güvencesi açısından da önemli."
Yapay zekanın kullanılabileceği ve kullanılamayacağı alanlar var
Yapay zekanın kullanılabileceği ve kullanılamayacağı alanlar olduğuna dikkat çeken Bakan Gürlek, "Yapay zekayı hukuk alanında zaten kullanıyoruz. Adalet Bakanlığı olarak UYAP Yargı Projemiz var ve bu proje kapsamında yapay zeka alanında çalışan bir birim kurduk. Elbette yapay zekanın kullanılabileceği ve kullanılamayacağı alanlar var. Hâkim bir insandır. Sanığı görecek, dosyadaki maddi delillere bakacak ve vicdani kanaatine göre karar verecek. Fakat yapay zekanın kullanılabileceği başka alanlar bulunuyor. Hâkimin, avukatın ve vatandaşın hukuka erişimini kolaylaştırabilir. Örneğin hâkimlerimiz için bir ekran hazırladık. Hâkim, önüne gelen davayla ilgili birkaç kelime girdiğinde emsal kararları; Yargıtay ve istinaf mahkemelerinin kararlarını görebiliyor. Vatandaşlarımızın kullanımına açık alanlar da var. Vatandaş, arama motoruna birkaç kelime yazdığında açacağı davaya ilişkin dilekçe örneğine ulaşabiliyor. Avukatlarımız da UYAP’ta kendileri için tanımlanan alanda yapay zekadan yararlanabiliyor. Yapay zekayı, yargıda iş yoğunluğunun nerelerde bulunduğunu ve mahkemelerin hangi aşamada olduğunu görmek için de kullanabiliyoruz. Örneğin İstanbul’da hangi iş mahkemesinde dosya yoğunluğu bulunduğunu veya hangi ticaret mahkemesinde dosyaların beklediğini ve hedef sürede karar verilmediğini görebiliyoruz. Bu, anlık müdahale bakımından çok önemli" diye konuştu.
Bakan Gürlek konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Yapay zeka geleceğin bir gerçeği ve hukuk alanına da girdi; kullanılmaya devam edecek. Ancak hakim vicdani kanaatine göre karar vermek zorunda olduğu için yapay zeka hukukta bütünüyle karar verici olarak kullanılamaz. Adalet Bakanlığı olarak şu anda özellikle UYAP alanında yapay zekayı kullanıyoruz ve bu alanda kurduğumuz özel bir birim de bulunuyor."
Amacımız yatırımcının Türkiye‘ye de hukukla ilgili zihninde hiçbir soru işareti kalmaması
Yatırımcıların kazanımlarının hukuk alanında da korunmasını istediklerini dile getiren Bakan Gürlek, "Yatırımcının ülkemize geldiğinde hukukla ilgili sorun yaşamamasını; hukuki güvenlik ve öngörülebilirlik hissetmesini çok önemsiyoruz. Yatırımcının kazanımlarının hukuk alanında da korunmasını istiyoruz. Bu konuda iş insanlarımızla sürekli toplantılar yaptık. Geçen hafta DEİK’le toplantı yaptık. Gittiğimiz yerlerde iş insanları, sivil toplum kuruluşları ve kanaat önderleriyle bir araya geliyoruz. Yatırımcılarımızın özellikle ticari davalarının süresi içinde bitirilmesini istiyoruz. İş insanlarımızın, yatırımcılarımızın ve girişimcilerimizin vakitlerini adliye koridorlarında değil, işlerinin başında geçirmelerini istiyoruz. Bu konuda birçok düzenleme yaptık. Bildiğiniz gibi 12. Yargı Paketi Mecliste kabul edildi. Bunlar yargının hızlandırılmasına yönelik düzenlemelerdi. İnşallah 13. Yargı Paketi de ekim ayında Meclise gelecek ve orada da bazı düzenlemeler olacak. Ayrıca yasal düzenleme gerektirmeden, Hakimler ve Savcılar Kurulunun belirlediği kriterlerle yaptığımız çalışmalar var. Örneğin ticari davaların uzadığı yönünde yoğun eleştiriler bulunuyordu. İstanbul’daki bütün ticaret mahkemelerini tek çatı altında topladık. Ticaret hakimlerini alanında uzman ve nitelikli hakimler arasından seçtik. Ticaret mahkemesi başkanlarını da en az 10 yıl ticaret mahkemesi üyeliği yapmış hakimlerden belirledik. Amacımız, yatırımcı Türkiye’ye geldiğinde hukukla ilgili zihninde hiçbir soru işareti kalmaması. Hukuki güvenliğe önem veriyoruz ve ticari davaların uzamasını istemiyoruz. Yatırımcılarımızın özellikle işçi-işveren davaları konusunda yakınmaları var. Bu konuda da üzerimize düşeni yapmaya hazırız. Reformsa reform, kanunsa kanun; gereken her adımı atmaya çalışıyoruz" dedi.
Cumhurbaşkanımız BM’deki konuşmasında önemli mesajlar verdi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda güzel bir konuşma yaptığını ifade eden Bakan Gürlek, "Cumhurbaşkanımız Birleşmiş Milletler’de çok güzel bir konuşma yaptı. Özellikle Sezai Karakoç’un anlamlı dizeleriyle bitirdi; mazlumların yalnız olmadığını ve sessiz olmadığını vurguladı. Gerçekten çok duygusal bir konuşmaydı. Türkiye heyetinin yanı sıra diğer heyetler de alkışladı. Gerçekten Cumhurbaşkanımız, her ortamda haykırdığı gibi mazlumların yanında olduğunu haykırdı" dedi.
Bakan Gürlek sözlerini şöyle sürdürdü:
"Dünyada adalet şu anda güçlü olandan yanaymış gibi görünüyor. Oysa adalet uluslararası bir kavramdır ve burada hukukun işlemesi gerekir. Fakat maalesef güç kimdeyse adalet de ondaymış gibi bir görüntü var. Cumhurbaşkanımız konuşmasında buna vurgu yaptı. Mazlumların da haklarının bulunduğunu, onların hukukunun korunması gerektiğini söyledi. BM’nin kendi iç yapısındaki adaletsizliği de anlatıyor. "Dünya beşten büyüktür" diyor. Çok büyük bir yapı olmasına rağmen beş ülkenin karar verici konumunda bulunduğunu söylüyor. Bence önemli mesajlardı."
Yapay zekâ destekli ve birçok yabancı dilde.

Comments
0 commentsNo comments yet. Be the first.
















