Otizmli genç, YEGAP’ta geçen günlerin ardından annesine kavuştu
The English translation is not ready yet; showing the original.
Muğla’da yaşayan 28 yaşındaki otizmli M.G., isimli genç 2020 yılında akrabası ile annesi Ayten Ç.’nin kavgasını ayırmak için araya girdi. Yaşadığı olayın ardından M.G. ve Ayten Ç.’nin yakını darp raporu alarak anne-oğul için hukuki süreç başlattı. Hukuki sürecin sonunda, geçtiğimiz pazartesi Muğla İnfaz Hâkimliği, tarafından hükmedilen ceza verilmesine yer olmadığına dair karara rağmen üzerine Eskişehir Şehir Hastanesi Yüksek Güvenlikli Adli Psikiyatri Birimi’ne sevk edildi. Fakat ilerleyen süreçte M.G. ve Annesi Ayten Ç.’nin avukatı Sultan Ballı karara itiraz etti. Yapılan itirazları ve sunulan belgeleri haklı bulan mahkeme Mehmet’in taburcu olmasına karar verdi. Dün akşam saatlerinde taburcu Mehmet, annesiyle kavuşmanın mutluluğunu yaşadı.
Mehmet zaten çok temiz kalpli bir çocuktur
Olay geçmişi hakkında konuşan Avukat Ballı, "Ne yazık ki 2020 yılından bu yana verdiğimiz mücadelede Mehmet, aslında annesini korumaya çalışıyordu. En çok yaralanma ve darbeyi alan kişi Mehmet olduğu halde; eve girip çıkabilen bir yakınları anneye saldırdı. Mehmet de annesini korumak ve kendisine ait olan telefonu alabilmek için karşı tarafa, kendini koruma amaçlı bir itekleme hareketinde bulundu; yani müdafaa etmeye çalıştı. Karşı taraf hukuki süreci çok iyi bilen birisidir. Mehmet ve annesi ise yakınları olduğu için gidip rapor almıyorlar. Karşı taraf rapor alıyor. Mehmet önce şikayetçi oluyor, sonra annesine ’Anne lütfen şikayetimizi geri alalım’ diyerek çok baskı oluşturuyor. Mehmet zaten çok temiz kalpli bir çocuktur. Aslında annesi bilinçsiz bir anne değil; kendisi bir fen bilgisi öğretmeni ve çok aydın bir kişidir. Ancak oğlunun ısrarlarına dayanamıyor. Bu diğer yakının şikayetinin devam etmesi nedeniyle Mehmet yargılanıyor. Mehmet hakkında ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verildiği halde, maalesef tedbir uygulanması nedeniyle Mehmet YEGAP’taydı. YEGAP, açıkçası ceza infaz kurumlarının akıl hastalarına göre konumlanan kısmıdır diyebiliriz. Fakat biz şunun için yola çıktık ve bunun sesini duyurmak istiyoruz: Otizm, Down sendromu veya zihinsel engellilik bir akıl hastalığı değildir. Buna göre özel hükümler eklenmelidir, biz bunun mücadelesini veriyoruz" dedi.
Akıl hastalarıyla beraber aynı koğuşta kalmayacak
Konuyla alakalı konuşan avukat Sultan Ballı, "Çok mutluyuz. Ben zaten Şehir Hastanesindeki heyete ve doktorlara çok güveniyordum. Çünkü Eskişehir’in otizm konusunda farkındalığı gerçekten çok yüksek. Annesi haftalardır burada, otelde kalıyor ve her gün Mehmet için dua ediyor. Görüldüğü üzere gerçekten çok zor günler yaşadık. Heyet toplandıktan sonra başhekimliğe yazı gitti. Başhekimlikten sonra savcılığa yazı yazıldı. Biz zaten en başından beri Mehmet’e de güveniyorduk. Mehmet iyilik halinde olduğu için Mehmet’in taburcu olmasına karar verdiler ve Mehmet artık serbest. Diğer akıl hastalarıyla beraber aynı koğuşta kalmayacak. O otizmli bir birey, akıl hastası değil. Bunu tüm Türkiye’ye anlatmaya çalıştık. Mehmet için gerçekten çok mutluyuz, inanın çok mutluyuz. Ancak bir sürü otizmli birey şu an hakkında tedbir uygulandığı için YEGAP merkezlerinde bulunuyor. YEGAP’lardaki bu otizmli bireyleri kurtarmamız ve onlar için ayrı düzenlemeler uygulamamız gerekiyor. Ben burada doktor, hakim veya savcı kimseyi suçlamıyorum. Burada ceza kanunundaki maddelerde bununla ilgili değişiklikler getirilmesini istiyorum. Buradan Adalet Bakanlığına sesleniyorum: Lütfen zihinsel engelli, otizmli ve Down sendromlu bireylerimiz için TCK’ya özel maddeler ekleyelim. Çünkü onlar akıl hastası değiller. Mehmet’i bugün taburcu ettik. Mehmet şu an annesine kavuştu; sarıldılar, ağlaştılar ve el eleler. Biz çok mutluyuz. Çok teşekkür ediyoruz, tüm kamuoyu da bizi çok destekledi. Herkese çok çok teşekkür ederiz" dedi.
Yapay zekâ destekli ve birçok yabancı dilde.

Comments
0 commentsNo comments yet. Be the first.
















