Nişanlısı tarafından bıçaklanarak öldürülen Aysel Karakoç’un ailesinden karara itiraz: "Müebbet alıp 10-15 sene yatacak, yarın çıkacak"
The English translation is not ready yet; showing the original.
Olay, 15 Ekim 2025 günü saat 20.00 sıralarında Beykoz Çubuklu Mahallesi’ndeki bir sitede meydana geldi. Edinilen bilgiye göre Fethi Şancı, bir süre önce ayrıldığı eski nişanlısı Aysel Karakoç’un evine geldi. Çıkan tartışmada Şancı, Karakoç’u boğazından, göğsünden ve kasık bölgesinden olmak üzere 5 yerinden bıçakladı. Ağır yaralanan Aysel Karakoç, kaldırıldığı Paşabahçe Devlet Hastanesi’nde yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Olayın ardından kaçan sanık Fethi Şancı, polis ekiplerince yakalanarak çıkarıldığı sulh ceza hakimliğince tutuklandı.
Anadolu 27. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasında esasa ilişkin mütalaasını açıklayan Cumhuriyet savcısı, sanığın ‘kadına karşı kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını talep etti. Son sözü sorulan sanık Şancı, çok pişman olduğunu öne sürdü. Mahkeme heyeti, sanık Fethi Şancı’yı ‘kadına karşı kasten öldürme’ suçundan önce ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Ancak duruşmadaki tavır ve davranışlarını gerekçe göstererek ‘iyi hal’ indirimi uygulayan heyet, cezayı müebbet hapis cezasına indirdi.
Duruşmanın ardından adliye önünde bir araya gelen Karakoç ailesi ve müşteki avukatı karara tepki gösterdi.
"Her her gün bir Aysel, iki Aysel mi ölecek?"
Anne Pakize Karakoç, gözyaşları içinde karara tepki göstererek şunları söyledi:
"Benim kızıma haksızlık oldu. Kızım yani suçsuz, günahsız. Kızıma hakaret ederek kızımın namusunu kirletiyor, giyimine kuşamına karışıyor. Ve benim kızımın zorla evine giriyor, kızım onu istemiyor. Pencereyi kırıp kızımı vinç getirip kızımın evine giriyor kızım evde yokken. Kızım ondan kaçmak için evini bile topladı, taşınacaktı. Buna savcı bile ağırlaştırılmış müebbet isterken hakim müebbet verdi. Ben bu işin peşini bırakmayacağım, evladımın arkasını bırakmayacağım. Ne gerekirse yapacağım, Yargıtay’a gideceğim ve kanımın son damlasına kadar kızımın davasının peşinde koşacağım. Her gün kadınlar ölüyor. Böyle yaptıkları için her gün bir tane, iki tane kadın cinayeti var. Bu kadınların sonu ne olacak? Her her gün bir Aysel, iki Aysel mi ölecek? Benim kızım suçsuz, günahsız. Kızım savunmasız. ’Hastane ihmali’ diyorlar. Benim kızım beş yerinden bıçaklanıyor, ’hastane ihmali’ diyorlar, ’kalp hastasıydı’ diyorlar. Benim kızımda hiçbir hastalık yoktu. İki tane savcı da ağırlaştırılmış müebbet isterken hakim kalkıp müebbet verdi ’iyi hal’den. Müebbet alıp 10-15 sene yatacak, yarın çıkacak. Ben kızımın hakkını arıyorum, ölene kadar da arayacağım."
Yapay zekâ destekli ve birçok yabancı dilde.

Comments
0 commentsNo comments yet. Be the first.
















