Türkiye Gıda İnovasyon Vadisi kuruldu
The English translation is not ready yet; showing the original.
Gıda, İçecek ve Tarım Politikaları Araştırma Merkezi’nin (GİFT) 8 Ekim’de Boğaziçi Üniversitesi’nde düzenlediği 5’inci Gıda İnovasyon Zirvesi’nde Türkiye Gıda İnovasyon Vadisi kuruldu. GİFT’in koordinasyonunda Boğaziçi Üniversitesi’nin ev sahipliğinde üniversite, vadinin kuruluş mutabakat zaptının imza sürecine dahil oldu. Sürece Boğaziçi Üniversitesi ile Ankara, Çanakkale Onsekiz Mart, Çukurova, Hacettepe, İstanbul Teknik, Orta Doğu Teknik, Sakarya, Tekirdağ Namık Kemal ve Yıldız Teknik üniversiteleri katıldı.
‘Gıdanın silikon vadisi’ olarak tasarlanan yapı, üniversitelerin bilimsel birikimini sanayinin ürün geliştirme ihtiyacıyla buluşturacak. Her kurucu üniversite, kendi bölgesinin öne çıkan ürününde uzmanlaşacak. Mutabakat zaptı, katılmak isteyen diğer üniversitelere de açık olacak. Vadi; yeni bir ürün geliştirmek, üretim sürecini ya da ambalajını iyileştirmek veya mevcut ürününü geliştirmek isteyen tüm girişimcilere ve fikir sahiplerine açık olacak. Bu süreçte sekretarya hizmetini GİFT yürütecek.
‘Hammaddeden Kimliğe: Metabolik Çağda Gıdanın Yeniden Tasarımı’ temasıyla toplanan zirvede iki salonda 33 oturum yapıldı. 14 panel, 7 söyleşi, 5 vaka oturumu ve 7 sunumda 94 konuşmacı ve moderatör sahne aldı. Zirve boyunca 65 stantta yenilikçi ürünler tanıtıldı. Akşam düzenlenen gıda+ ödül töreninde ise 233 başvurunun bağımsız bir jüri tarafından değerlendirildiği 32 kategoride Gıda İnovasyon ödülleri ile 2 özel ödül sahiplerini buldu.
Sebze ve meyveden bakliyata, su ürünlerinden bitkisel yağlara, GLP-1 ilaçlarıyla değişen talepten bağırsak sağlığına ve petfood’a uzanan oturumlarda öne çıkan mesajlar, önümüzdeki dönemin yol haritasını da çiziyor. Sunum ve panellerde; Sayıdan çok niteliğe önem verilmesi ve insanın merkeze alınması gerektiği vurgulandı. Protein talebinin güçlenerek süreceği, kişiselleştirilmiş beslenme talebine yeni ürünlerle, yapay zekâ ve yazılımlarla cevap arandığı konuşuldu. Türkiye’nin tarih boyunca dünyanın beslenme talebini ve trendlerini takip eden bir gıda ihracatçısı olduğu, yeni dönemde de bu trendleri yakalaması gerektiği ifade edildi. Bölgedeki üretim üslerinde yaşanan krizlerin Türkiye’nin jeopolitik avantajını öne çıkardığı; fonksiyonel gıda, sporcu gıdası, takviye edici gıda ve fermente gıdada Türkiye’nin bir üretim üssü olabileceği belirtildi. Türkiye’nin kuru meyve, kuruyemiş, su ürünleri, un ve makarnadaki başarı hikâyesini artık katma değerli ürünlerle sürdürmesi gerektiği dile getirildi. Gıda işlemede asıl ürün dışında kalan yan ürünlerin atık sayılmaması, bu alanda girişimlerin çalışması ve uzmanlaşan girişimlerin büyük şirketlerle ortaklıklarla büyütülmesi gerektiği konuşuldu. Toprağı, arıları ve hayvan varlığını koruyarak verimliliğin artırılması; üretimi artırmak için daha çok su tüketmek yerine verimi artıran yatırımlara yönelinmesi gerektiği vurgulandı. Yalnızca insana değil gezegene de iyi gelen gıdaları üretmeye odaklanma çağrısı yapıldı. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi’nin bu vizyonla yurt dışından gıda yatırımcılarını Türkiye’ye çektiği ve girişimlerinin sürdüğü, TKDK’nın Dünya Bankası ile yürüttüğü projeyle orta ve büyük işletmeleri daha rekabetçi ve ihracatçı yapacağı anlatıldı. Yapay zekâ ve yazılımlarla lojistik ve tedarik yönetiminde maliyetlerin düşürülebileceği ifade edildi. Amerika pazarının Türk girişimciler için çok büyük fırsatlar sunduğu, ama bu fırsatın iyi bir iş planı, doğru bir strateji ve sabır istediği belirtildi. Gıda hizmetlerinde de büyüme fırsatları olduğu, kahve zincirleriyle rekabet edebilecek iş modellerinin geliştirilebileceği vurgulandı. Toplantıda, bu başlıklar çerçevesinde yeni iş birliklerinin ilk adımları atıldığı ifade edildi.
Yapay zekâ destekli ve birçok yabancı dilde.

Comments
0 commentsNo comments yet. Be the first.
















