Bakanlar Kurum ve Uraloğlu, ‘Okyanuslar ve Denizler Zirvesi’ne katıldı
The English translation is not ready yet; showing the original.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile birlikte 9-12 Eylül 2026 tarihleri arasında çevre ve iklim medya turlarının üçüncüsünü düzenliyor. COP31 kapsamında gerçekleştirilen medya turlarının üçüncü ayağı Ankara ve Trabzon olacak. Programın Trabzon ayağında katılımcılar, 10-11 Eylül tarihlerinde gerçekleştirilecek Okyanuslar ve Denizler Zirvesi’ni takip edecek. Zirvede iklim değişikliğinin okyanuslar ve denizler üzerindeki etkileri, deniz ekosistemlerinin korunması, mavi ekonomi, finansman ve uluslararası iş birliği gibi konular ele alınacak.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP31 Başkanı Murat Kurum ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun katılımıyla gerçekleştirilen programda, Türkiye’nin iklim değişikliğiyle mücadeledeki çalışmaları ve denizlerin korunmasına yönelik hedefleri ele alındı. Trabzon’da 10-11 Eylül tarihlerinde gerçekleştirilecek Okyanuslar ve Denizler Zirvesinde, iklim değişikliğinin okyanuslar ve denizler üzerindeki etkileri kapsamlı şekilde değerlendirilecek. Zirvede ayrıca deniz ve kıyı ekosistemlerinin korunması, sürdürülebilir mavi ekonomi, iklim finansmanı ve uluslararası iş birliği başlıkları masaya yatırılacak.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu zirvede yaptığı konuşmada, "Akdeniz havzasındaki ülkeler arasında denizin dilini en iyi anlayan, denizle aynı dili konuşan bir millet olarak, denizlerimizi mavi vatan olarak görmemiz de bunun doğal bir sonucudur. Hatta Mavi vatanımıza öyle sevdalıyız ki bizler çocuklarının adını Deniz koyan, Ege koyan, Derya koyan, Bahri koyan bir milletiz. Kimimizin soyadı Karadeniz, kimimizin Akdeniz. Bu nedenle bir yandan ülkemizin küresel ölçekte rekabet gücünü artıracak adımları atarken, denizlerimizin ve kıyılarımızın temizliğine, florasının ve faunasının korunmasına ilişkin düzenleme ve altyapı tesisini göz ardı edemeyiz. Bu programı denizlere açılan en güçlü kapılarından biri olan Trabzon’da yapmak, başta Karadeniz olmak üzere tüm denizlerimizin nabzını tutmak demektir. Çünkü Trabzon’dan bakınca denizlerimiz, hem geçim kaynağımız hem de iklim değişikliğinin etkilerini en yakından hissettiğimiz alanlardan biridir. Kıyı erozyonu, deniz suyu sıcaklık artışı, aşırı hava olayları ve ekosistem baskısı, burada teorik bir konu değil, günlük hayattır. Geçen haftalarda Nepal’de meydana gelen sel felaketinde de gördüğümüz üzere özellikle iklim değişikliği, günlük yaşantımızı etkiliyor olmasının yanı sıra çok büyük can kayıpları ve olumsuz ekonomik sonuçlara da yol açıyor. Günümüzde bu değişim insan kaynaklı fosil yakıtların kullanımı, orman yangınları, karbon ayak izi oranlarının yükselmesi ve aşırı tüketim alışkanlıkları gibi nedenlerle ilişkilendiriliyor. Küresel üretim devam ettikçe ve enerji talebi arttıkça, iklim değişikliğiyle ilgili hedefleri karşılamak için ülke yönetimlerinin ve iş dünyasının cesur ve koordineli olması gerekiyor" dedi.
Yapay zekâ destekli ve birçok yabancı dilde.

Comments
0 commentsNo comments yet. Be the first.
















