Elazığ’daki cinayet davasında sanık: "Arkası bana dönükken maktule 1 el ateş ettim"
The English translation is not ready yet; showing the original.
Olay, 07.03.2026 tarihinde Maden ilçesine bağlı Gezin köyünde bir lokantada meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Ertuğrul Koç (45) ile bir şahıs arasında başlayan tartışmaya lokanta sahibi A.K. de dahil oldu. Henüz nedeni bilinmeyen tartışmanın büyümesini engelleyen vatandaşlar tarafları ayırdı. Ardından gece saatlerinde yaşanan olaylarda A.K., oğlunu bıçakladığını iddia eden Koç’u tüfekle vurarak öldürdü. Cinayetin ilk duruşması 18.08.2026 tarihinde, ikincisi ise dün Elazığ Adliyesi 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.
İlk duruşmada savunmasını yapan sanık A.K., "İddianameyi okudum, süre talebim yoktur, savunmamı yapacağım, Önceki savunmalarımı tekrar ederim, olay ilk anlattığım şekil olmuştur. Ben lokanta işletirim bu lokanta gezin merkezdedir, olaydan bir gün önce lokantaya 5 kişi geldi, ramazan ayıydı bu sırada 1 kişi dışarı çıktı, sigara içiyordu. Maktul lokantanın önünde gidip geliyordu, daha sonra yemek yiyenlerden birisi sigara içmek için dışarı çıktı. Maktul dışarıda sigara içen insana karışınca içerideki 4 kişi de yanlarına gitti ben de olay çıkmasın diye yanlarına gittim. Karşı taraf 5 kişi olduğu için onlara gücü yetmedi bana saldırdı. Sebebi ise lokantayı kapatmamı istiyordu. Ramazan ayında neden lokanta açtığımı sorun etmişti. Sonrasında arkadaşlar araya girdi olay kapandı" dedi.
Arkası bana dönükken maktule 1 el ateş ettim
İfadelerini sürdüren A.K., "Furkan’ın bulunduğu ev ile benim olduğum yer 300-400 metredir. Furkan’ın yanına giderken maktulün evinin oradan geçmiyorum, arabada giderken biri arabaya vurdu, ben de uzun far birinin gözünü aldı ondan dolayı vurdu diye düşündüm. Zaten Furkan’ın evinin oradaydık arabayı durduracaktım, arabayı durdurdum. Araçtan Serhat indi. Serhat’ın inmesi ile bıçaklanması bir oldu. Sonra oğlum Yusuf indi, o da ağlamaklı oldu hatta ağladı. Ben de indim dedim bu düneyin beni vuran çocuk, korkutma amaçlı ilk havaya ateş ettim çocuğuma tekrar vurunca ben de ateş ettim. Arabadan indiğimde maktulün düneyin beni vuran olduğunu gördüm. Maktul arabanın ön kaput kısmındaydı, bıçaklanan oğlum arabanın sağ ön koltuğundan indi, aracın önüne doğru gitti, orada bıçaklandı. Ben bunun üzerine indim, tüfekle bir el havaya ateş ettim. Maktul oğluma 2. hamleyi yapacakken maktule sıktım. Maktul ilk bana dönüktü, ancak kar yağdığı için oğlum kayınca ona hamle yaparken o da sırtını dönmüş oldu. Ayaklarına doğru ateş edecektim ancak maktul eğilince sırtına geldi. Oğlum kayınca maktul de onun üstüne doğru hamle yaptı. Ben de arkası bana dönükken maktule 1 el ateş ettim. Bacaklarına doğru ateş ettim, sonra karakolu ve ambulansı aradım. Hem çocuğum hem onun için aradım. Sonra teslim oldum, zaten gitmemle bir oldu devriye geziyordu çünkü, o sırada o heyecanla çocuğum bıçak yemişti, 300-400 metre mesafedir zaten, dükkana gider gitmez 112’yi aradım, aradığımda çocuğum bıçaklandı ben de bıçaklananı vurdum dedim" ifadelerini kullandı.
Benim ve maktulün parmak iziyle kardeşimin kanı bıçağın üzerinde nasıl çıkmadı bilemiyorum
Sanığın oğlu Y.K., "Furkan gilin evinin önüne giderken, uzun ve sakallı yüzünü bile görmekte zorlanıyorduk. İlk abim indi, abime saldırdı, sonra ben indim bağırdım. Babam indi 2 el ateş sesi gelmeye başladı, ben ağlamaya başladım. Adamın elinde bıçak vardı, abimi bıçaklamıştı. Vurulmuştu ancak o halde de küfürlü şekilde bağırıyordu. Ben de panikle elindeki bıçağı aldım, panikle lokantaya geldik. Ben şunu düzeltmek istiyorum babam ve ben ayrı 112 yi aradık, abimin yaralandığını söyledim. Yerde yatan biri mi dedi ben de hayır lokantada dedim. Jandarma ekipleri lokantaya geldi, bıçak ve silahı teslim ettik sonra karakola geçtik. Ertuğrul abime 2. kere saldırdığında da tehdit içerikli söylemlerde bulunuyordu. Babam Ertuğrul’a ateş ettikten sonra Ertuğrul’un elindeki bıçağı alıp lokantaya döndük ve 112yi aradık, babamın silahı arabaya neden aldığından bilgim yoktur, ben önceki tartışma olayını görmedim ancak sonrasında bahsettiğim gibi bana bu olaydan bahsettiler. Maktulün elinden bıçağı aldıktan sonra montumun cebine bıraktım ve o şekilde lokantaya gittik, bıçağı hiçbir şekilde temizlemedik, benim ve maktulün parmak iziyle kardeşimin kanı bıçağın üzerinde nasıl çıkmadı bilemiyorum, babama ait olan iş yerinden çıktıktan sonra caminin oraya gittik, oradan sonra olay yerine olay olunca geri lokantaya döndük, ben adamı tanımıyorum" diye konuştu.
Bıçak darbesi gelmesiyle bağırdım
Bir diğer oğlu S.K. "Furkan gilin evin kapısının önünde tam duracakken biri kaputa vurdu. Ben de indim zannettim ki Furkan’dır, şaka yaptığını zannettim, arabadan indim. Elleri arkada olan biri hemen üzerime geldi, başında bere vardı. Kendimi geri atarken o sıra yerde çamur vardı orada kaymamla birlikte bıçak omzuma geldi, bıçak darbesi gelmesiyle bağırdım, baba baba diye bağırdım, Yusuf’un çığlık sesleri vardı, ben kaçmaya çalışıyordum maktul ise bana saldırmaya çalışıyordu. 2 silah sesi duydum, sonrasında lokantaya geçtik. ambulansı ve kolluk kuvvetlerini arayıp haber verdik. Zaten omzumdan yaralanmıştım. Ambulansın içine beni koydular yarama baktılar, Maden hastanesine gittik. Elazığ’a sevk ettiler, Elazığ’da dikiş attılar" diye kaydetti.
Kan gördüm çığlık attım
Dün görülen davanın ikinci duruşmasında ise tanıkların ifadeleri dinlendi. Tanık P.K., "Furkan geldi çorba istedi Serhat ile konuştu, çorbayı alıp gitti, yemeği yiyip çayı içtik etrafı topladık. Yusuf camiye serhat arkadaşının yanına gideceğini söyledi. Sonra gittiler ben de dükkanı temizliyordum. Geldiklerinde çocuğumun montunun yırtıldığını gördüm ne oldu diyip baktığımda kan gördüm çığlık attım. Sonra insanlar geldi 112 yi aradım. Yusuf bana aradığını söyledi gerek yok dedi. Jandarma geldi Aslan silahı bıraktı, Yusuf’un elinde bıçak vardı. Uzman Cafer geldi bu bıçak kimin dedi. Oğlum da maktulün olduğunu söyledi, korkudan aldığını söyledi. Maktulün kendilerine onları öldüreceğini söylediği için korkudan bıçağı alıp gelmiş" dedi.
Sanığın kuzenime hakaret ettiğini ve kafasına sıkacağını söylemiş
Tanık A.K., "Maktul amcamın oğludur. Amcamın oğlu ile sanık arasındaki olayı duydum. Kavga olayına ilişkin veya cinayet olayına ilişkin görgüye dayalı bir bilgim yoktur. Ben ilk kavgayı sadece köy halkından duydum. Kuzenim ile sanık arasında kavga olduğunu ancak detaylarını bilmiyorum, köyün orta yerinde sanığın kuzenime hakaret ettiğini ve kafasına sıkacağını söylemiş. Aslan’ı aradım kendimi tanıttım, bu konunun basit bir konu olduğunu söyledim, Ancak bana bir oğlunu getirttiği diğer oğlunun da geleceğini söyleyip maktulün kafasına sıkacağını söyledi. Ben olaydan 1 gün önce aradım. Hattın HTS kayıtlarının çıkartılmasına rızam vardır. Bana böyle diyince hemen Gezin karakolunu aradım sanığın kuzenimin kafasına sıkacağını söyledim. Bu resmi olarak tutanaklarda mevcuttur. Ben direkt Gezin Jandarmayı aradım ve aramızdaki telefon görüşmesini anlattım. Bana neden amcamın oğlunun gelip şikayetçi olmadığını sordular. Ben de gelip şikayet etmek istemediğini söyledim. Ben iki tarafı da barıştırmak istedim. Barışmak için lokantaya gidilip görüşme sürecinden haberim yoktur. S.K. ile dayısı olan Nurettin beyin sanıkla görüştüğünü biliyorum ancak ne konuştuklarını bilmiyorum. Ertuğrul ile barışmayı isteyip istemediğini konuşmadım. S.K. aradı bana da bilgi vermişti ben de sonra aradım. Ertuğrul bıçak taşıyıp taşımadığını bilmiyorum" cümlelerini kullandı.
Kavga bağırma duymadım sadece silah sesi duydum
Tanık F.Y. ise "Olay nasıl gerçekleşti görgüm bilgim yoktur. Gezin’de 1 tane camii vardır. Ertuğrul teravih namazına sürekli gelirdi. Olaydan bir gün önce teravihde gördüm. Sanıkların hepsini tanıyorum, olaydan bir gün önce Yusuf’u teravihte görmedim. Çocukların neden Gezin’e geldiğinden haberim yoktur, Furkan yanımda çalışıyor, Ramazan olduğundan dolayı işler akşam yoğun oluyor. Hatta Furkan gidip lokantadan çorba aldı, ben geldiğimde Furkan Elazığ’a gittiğini söyledi, Furkan Serhat ile görüşeceğini bana söylemedi. Kavga bağırma duymadım sadece silah sesi duydum, lavaboda abdest alıyordum, üstümü giyinip aşağı ininceye kadar olay olmuştu, ben 112’yi aradım, bakılırsa görülür, bayağı da konuştuk yerimi de sordular hatta geçte geldiler, Ertuğrul ile samimi değildim, bıçak taşıyıp taşımadığını bilmiyorum" şeklinde konuştu.
İfadelerin ardından mahkeme heyeti duruşmayı eksiklerinin giderilmesi için 20/01/2027 tarihine erteledi.
Yapay zekâ destekli ve birçok yabancı dilde.

Comments
0 commentsNo comments yet. Be the first.
















