Deniz Taşmasının Sebebi: Bileşik Kaplar Etkisi

Ege Bölgesi'ni etkileyen düşük basınç sistemi, İzmir'de deniz seviyesinin 85 santimetreye kadar yükselmesine neden oldu.
17 Şubat'ta 991 milibara kadar düşen atmosfer basıncı, güney rüzgarı ve yağışlarla birleşince kıyı hattında kısa süreli taşmalar meydana geldi.
İZDENİZ Yönetim Kurulu Başkanı Dr.
Işıkhan Güler, "Deniz seviyesi altyapı kotlarının üzerine çıktığında suyun mazgallardan geri basması fiziki bir zorunluluktur.
Bu altyapı yetersizliği değil, hidrolik dengenin doğal sonucudur" dedi.
İzmir'de 17 Şubat'ta sabah saatlerinden itibaren etkisini artıran sağanak yağış ve güney rüzgarı, atmosfer basıncındaki sert düşüşle birleşerek deniz seviyesinde dikkat çekici bir yükselmeye yol açtı.
Akşam saatlerinde basıncın 991 milibara kadar düşmesiyle deniz seviyesi 80-85 santimetreye ulaştı.
Bu durum, özellikle deniz kotuna yakın bölgelerde yağmur suyunun tahliyesini geçici olarak zorlaştırdı.
İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İZSU ekipleri, Kordon ve Mavişehir başta olmak üzere kıyı hattında 24 saattir aralıksız görev yapıyor.
412 iş makinesi, 200 pompa ve 1365 personel ile müdahale sürdürülüyor.
Mazgallarda geri basmaya karşı kontroller yapılırken, yol ve kavşaklarda su tahliye çalışmaları devam ediyor.
Meteorolojik veriler anlık takip ediliyor; basınç değerlerinin yükselmesiyle birlikte deniz seviyesinin kademeli olarak normale dönmesi bekleniyor.
Uzmanlara göre yaşanan durum, meteorolojik koşulların aynı anda devreye girdiği bölgesel bir atmosferik sistemin sonucudur.
Dr.
Güler, yaşanan durumu şöyle değerlendirdi: "Deniz seviyesi altyapı kotlarının üzerine çıktığında, yağmur suyu doğal olarak denize doğru akamaz.
Fizikteki bileşik kaplar prensibi burada devreye girer.
Deniz seviyesi daha yüksek olduğunda su mazgallardan geri basabilir.
Bu altyapı yetersizliği değil, hidrolik dengenin doğal sonucudur.
Deniz seviyesi yüksekken yağan yağmurun tahliyesi geçici olarak zorlaşıyor.
Üzerine dalga yüksekliği de eklendiğinde, kıyıya yakın mazgallardan geri tepme görülebiliyor.
Bu nedenle özellikle Kordon ve Mavişehir hattında kısa süreli su baskınları yaşandı." Dr.
Güler, yaşanan durumun bölgesel bir atmosferik sistemin sonucu olduğunu belirterek, "Aynı sistem Ayvalık’tan Muğla kıyılarına kadar Ege genelinde benzer sonuçlar doğuruyor.
Benzer hidrodinamik olaylar dünyada da görülür.
Örneğin Venedik’te yılda birkaç kez deniz seviyesi yükselmesine bağlı taşkın yaşanabiliyor.
Basınç değerleri yükselmeye başladığında deniz seviyesi de kademeli olarak normale döner" dedi.
Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM) verilerine göre kent genelinde sabah başlayan yağış, öğleden sonra etkisini artırdı.
En yüksek yağış değerleri Bayındır/Çınardibi metrekareye 78,2 kg, Ödemiş/Demirdere Köyü’nde 73,5 kg, Menderes/Çileme Köyü’nde ise 61,3 kg olarak ölçüldü.
İzmir merkezde ise 44,2 kg yağış kaydedildi.
Bu değerler özellikle düşük kotlu bölgelerde kısa süreli su birikintilerine neden oldu.
Dün akşam saatlerinde atmosfer basıncının 991 milibara kadar gerilemesiyle birlikte deniz seviyesi 80-85 santimetre bandına çıktı.
Uzmanlara göre bu durum "ters barometre etkisi" olarak biliniyor.
Atmosfer basıncı düştüğünde deniz yüzeyine uygulanan ağırlık azalıyor ve su seviyesi yükseliyor.
Buna saatte şiddetli rüzgarlar eklendiğinde su kütlesi kıyıya doğru itiliyor.
Yağışın aynı zaman diliminde devam etmesi ise tabloyu daha da belirgin hale getiriyor.


