Uzmanlardan ’saç dökülmesi’ uyarısı: "Mevsimseldir, geçer düşüncesiyle ilerleyici saç kaybı gözden kaçırılmasın"
ترجمة العربية غير جاهزة بعد؛ يُعرض النص الأصلي.
Sonbahar döneminde kimi zaman fark edilen saç dökülmesinin her zaman kalıcı saç kaybına işaret etmediğini söyleyen Dr. Muhammet Emrah Cinik, durumun uzun sürmesi veya saç yoğunluğunda belirgin değişikliklere yol açan dökülmelerin değerlendirilmesi gerektiğini açıkladı. Saçın sürekli aynı hızda büyümediğine dikkat çeken Dr. Cinik, saç köklerinin belirli bir biyolojik döngü içerisinde çalıştığını belirterek sonbahar döneminde görülebilen değişimin temel nedenlerinden birinin bu döngüyle ilişkili olabileceğini ifade etti. Dr. Cinik, "Saç kökleri anajen dediğimiz büyüme, katajen geçiş ve telojen dinlenme-dökülme evrelerinden geçer. Yıl içerisindeki mevsimsel değişiklikler bu döngüyü etkileyebilir. Bu nedenle özellikle yaz sonu ve sonbaharda bazı kişiler normalden daha fazla saç döküldüğünü fark edebilir" diyerek önemli bulduğu 7 noktayı anlattı.
Mevsimsel dökülme ile daha uzun süreli saç kaybının ayrılması önemli
’Mevsimsel değişikliklerle ilişkili dökülmelerin belirli bir süre içerisinde azalması beklenirken, saç kaybının sürekli hale gelmesi farklı nedenlerin araştırılmasını gerektirebiliyor’ diyerek sözlerine başlayan Cinik, "Birincisi, sonbaharda saç dökülmesi geçici olarak artabilir. 2, uzun süren dökülme yalnızca mevsim değişikliğine bağlanmamalı. Mevsimsel dökülmenin geçici olmasını bekleriz. Ancak dökülme aylar boyunca devam ediyor, saç yoğunluğu giderek azalıyor veya saç tellerinde belirgin bir incelme ortaya çıkıyorsa yalnızca mevsime bağlamak doğru olmaz. Genetik yatkınlıkla ilişkili androgenetik alopesi, erkeklerde ve kadınlarda ilerleyici saç kaybının önemli nedenleri arasında yer alıyor. Bu nedenle mevsimsel dökülme ile daha uzun süreli saç kaybının birbirinden ayrılması önem kazanıyor. 3, dökülen saç sayısından çok saç yoğunluğundaki değişim önemli. Saç çizgisinde gerileme, şakaklarda açılma, tepe bölgesinde yoğunluk azalması veya saç tellerinin giderek incelmesi bizim için önemli işaretlerdir. Kişinin altı ay veya bir yıl önceki fotoğraflarıyla bugünkü durumunu karşılaştırması bile bazen değişimi fark etmesini sağlayabilir" dedi.
Saç ekimi her saç dökülmesinin ilk tedavisi değildir
Sözlerini sürdüren Cinik, "4, saç dökülmesinin nedeni her zaman genetik veya mevsimsel olmayabilir. Demir depolarındaki düşüklük, tiroid fonksiyonlarındaki bozukluklar, hormonal değişiklikler, hızlı kilo kaybı, yetersiz beslenme, yoğun stres, bazı hastalıklar ve bazı ilaçlar saç döngüsünde değişikliklere neden olabiliyor. Bu nedenle saç dökülmesinin nedenini belirlemeden doğrudan bir tedavi veya takviye programına başlanması yerine, gerekli durumlarda tıbbi değerlendirme yapılması önem taşıyor. 5, vitamin takviyesi her saç dökülmesinde çözüm sağlamıyor. İhtiyaç olmadan çok sayıda takviyenin kullanılması doğru değildir. 6, saçlı deri sağlığı da saç dökülmesi değerlendirmesinin parçası. Yoğun kepeklenme, kızarıklık, kaşıntı, kabuklanma veya saçlı deride oluşan ve uzun süre devam eden lezyonlar dermatolojik değerlendirme gerektirebiliyor. Bunun yanında saçların sürekli çok sıkı bağlanması, yüksek ısıyla şekillendirilmesi ve sık kimyasal işlemlere maruz bırakılması saç tellerinde hasar ve kırılmayı artırabiliyor. 7, erken dönemde temel hedef mevcut saçları korumak. Saç ekimi her saç dökülmesinin ilk tedavisi değildir. Öncelikle saç kaybının tipi, mevcut saçların durumu ve dökülmenin ilerleyip ilerlemediği değerlendirilmelidir. Uygun hastalarda medikal tedaviler ve düzenli takip ile mevcut saçların mümkün olduğunca korunması hedeflenir. Saç ekimi ise gerçekten ihtiyaç olduğunda ve hasta uygun olduğunda gündeme gelmelidir" diye konuştu.
Yapay zekâ destekli ve birçok yabancı dilde.

التعليقات
0 تعليقًالا تعليقات بعد. كن أول المعلّقين.
















