Türk bilim insanlarından prostat kanserine yönelik nanoteknoloji çalışması
ترجمة العربية غير جاهزة بعد؛ يُعرض النص الأصلي.
Biruni Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Dekan Yardımcıları, Biyomedikal Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Zehra Durmuş ve Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Zihni Onur Çalışkaner, ACS Omega dergisinde yayımlanan araştırmada üç farklı demir tabanlı nanomalzemenin fiziksel, kimyasal ve biyolojik özelliklerini incelediklerini belirtti.
Çalışmada kimyasal yapıları birbirinden farklı üç demir tabanlı metalorganik çerçeve (Fe-MOF) esaslı nanomalzeme üretildi. Bu malzemelerin yapısı, şekli, ışıkla ve manyetik alanla etkileşimi incelendikten sonra PC-3 prostat kanseri hücreleri üzerindeki etkileri karşılaştırıldı. Araştırmada ayrıca bu yapıların kemoterapide kullanılan doksorubisinle birlikte ve manyetik alan altında nasıl etki gösterdiği de değerlendirildi.
Fe-BDC-2 prostat kanseri hücrelerinde daha güçlü etki gösterdi
Çalışkaner, hücre canlılığı deneylerinde bir örneğin öne çıktığını belirterek, farklı doz-süre kombinasyonların prostat kanseri hücrelerinin canlılığının kontrol grubuna göre neredeyse tamamen azaldığını bildirdi.
Aynı şartlarda normal prostat hücrelerinin bazı uygulamalarda daha düşük düzeyde etkilendiğini aktaran Çalışkaner, bu nanomalzemenin prostat kanseri hücrelerinde daha güçlü hücre öldürücü etki gösterdiğini söyledi.
Elde edilen bulguların doğrudan bir tedavi sonucu olarak değerlendirilmemesi gerektiğinin altını çizen Çalışkaner, "Burada laboratuvar ortamında hücreler üzerinde elde edilmiş deneysel ön verilerden söz ediyoruz. Bulgularımız, nanomalzemenin yapısındaki değişikliklerin kanser hücrelerinin verdiği yanıtı önemli ölçüde etkileyebildiğini gösteriyor. Bundan sonraki süreçte bu etkinin nasıl ortaya çıktığının, sağlıklı hücreler üzerindeki etkisinin ve canlı modellerdeki sonuçlarının ayrıntılı olarak incelenmesi gerekiyor" dedi.
Manyetik alan altında hücresel etki arttı
Araştırmada demir tabanlı yapıların manyetik özelliklerinin de incelendiğini anlatan Çalışkaner, dışarıdan uygulanan manyetik alanın özellikle yüksek dozlarda ve uzun uygulama sürelerinde kanser hücre hattı üzerindeki anti-proliferatif etkiyi artırabildiğini söyledi.
Üretilen farklı Fe-MOF yapılarının manyetik alana farklı düzeylerde yanıt verdiğini aktaran Çalışkaner, özellikle 48 saatlik uygulamalarda bazı gruplarda hücre canlılığındaki azalmanın daha belirgin hale geldiğini kaydetti.
Yapay zekâ destekli ve birçok yabancı dilde.

التعليقات
0 تعليقًالا تعليقات بعد. كن أول المعلّقين.
















