TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Fon meselesi Türkiye’nin son dönemlerde karşılaştığı en önemli krizlerden bir tanesidir"
ترجمة العربية غير جاهزة بعد؛ يُعرض النص الأصلي.
TBMM Başkanı Kurtulmuş, Lüksemburg Temsilciler Meclisi Başkanı Claude Wiseler ile Meclis’teki makamında bir araya geldi. Basına kapalı gerçekleşen görüşme sonrası Kurtulmuş ve Wiseler, ortak basın toplantısı gerçekleştirdi. Lüksemburg’un başından itibaren Türkiye’nin Avrupa Birliği üyelik sürecine destek veren Avrupalı dost ülkelerden birisi olduğunu ifade eden Kurtulmuş, "Bundan dolayı bir kez daha açıklıkla kendilerine teşekkür etmeyi bir vazife telafi ediyorum. Ayrıca Ukrayna-Rusya Savaşı başta olmak üzere Avrupa kıtasındaki güvenlik sorunlarını, gelişme seyrini ve kıtayı ilgilendiren ortak güvenlik meselelerini ele alma imkanımız oldu. Türkiye olarak bölgemizdeki bütün sorunların çözüm yollarının diplomasi masasından geçtiğini, müzakerelerle barış yolunun sürekli açık tutulmasından başka doğru bir yol olmadığını ifade ettik. Rusya-Ukrayna savaşının başından itibaren kuvvetli bir arabulucu rolünü izlemeyi sürdürdük. Ancak ne yazık ki 2022 yılında İstanbul Dolmabahçe’de varılan draft anlaşma maalesef sonlandırılamadı çünkü bazı ülkeler savaşın devamını milli menfaatleri için yararlı gördüler" ifadelerini kullandı.
"Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin ise Kurtulmuş, "Şunu ifade etmek isterim; batılı mevkidaşlarımızla çok sayıda görüşme yapıyoruz. Bu görüşmelerin hemen hemen hepsinde ‘Terörsüz Türkiye’ meselesi dostlarımız tarafından Türkiye’de takip edildiğinden daha dikkatli, titiz ve olumlu bir şekilde takip ediliyor. Bunun hem Türkiye’ye büyük bir fayda sağlayacağı hem de bölgedeki birçok ulusun normalleşmeye başlayacağının adımı olarak görüyorlar" şeklinde konuştu.
Terörsüz Türkiye süreci tıkır tıkır işliyor
Ardından Kurtulmuş ve Wiseler basın mensuplarının sorularını cevapladı. "Terörsüz Türkiye" süreci dolayısıyla TBMM’de kurulması planlanan İzleme Komisyonu’na ilişkin soru üzerine Kurtulmuş, "Bir taraftan örgütün silahsızlanması, fesih sürecinin devam ettiği ve bir taraftan da sürecin özellikle uygulamada nasıl seyredeceğine ilişkin oluşturulan üst kurulun çalışmalarına devam etmesi planlandığı gibi gidiyor. Bunun bir ayağı da TBMM’dir. Biz başından itibaren bir iddia da bulunuyoruz; bu model özgün bir modeldir ve Türkiye modelidir. Bu modelin nasıl işlediği, sürecin nasıl yönetildiğine ilişkin asla dışardan bir göz olmayacak, 3’üncü bir göz işin içerisine müdahil olamayacaktır. Milletin tamamı adına Meclis bütün partileriyle bu süreci yönetecek. Tabii ki bunun doğal bir sonucu olarak yasanın gerektirdiği İzleme Kurulu kurulacak. Önümüzdeki günlerde bu Kurul’u kurarız. Nasıl kurulacağına ilişkin siyasi partilerle yasanın kabul edildiği günün ertesinden itibaren müzakereler yapıyoruz. Önümüzdeki günlerde bu konu ete kemiğe bürünür. Her şey kendi yolunda tıkır tıkır işliyor. Hiçbir şey geç kalmıyor. Böylesi önemli bir konuda herkes üzerine düşen sorumluluğu yerine getirsin, kimse bir diğerine ödev vermeye kalkmasın" cevabını verdi.
Fon meselesi Türkiye’nin son dönemlerde karşılaştığı en önemli krizlerden bir tanesidir
"Fon krizi" ile ilgili soruya ilişkin Kurtulmuş, "Fon meselesi Türkiye’nin son dönemlerde karşılaştığı en önemli krizlerden bir tanesidir. Uzun lafa gerek yok. Bu konuda kim haksız kazanç sağladıysa, kim milletin eline cebine koyduysa, kim arsızlık ve hırsızlık yaptıysa sonuna kadar gidilmeli ve hepsinden hesap sorulmalıdır. Ayrıca bu süreçlerde ihmali olan kim varsa Türk yargısı önünde hesabını vermelidir. Mesele bu kadar açıktır, milletin beklentisi de bu yöndedir. Zaten Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında oluşan Fon Kurulu çalışmalarını titizlikle yaptı. Zannederim 3’üncü toplantısını gerçekleştirdi. Milletimiz müsterih olsun" dedi.
Bu anlaşma herhangi bir 3’üncü ülkeye karşı yapılmış bir anlaşma değildir
Libya Temsilciler Meclisi’nde kabul edilen Türkiye ile Libya arasındaki Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası’na ilişkin Kurtulmuş, "Bu anlaşma herhangi bir 3’üncü ülkeye karşı yapılmış bir anlaşma değildir. Türkiye ve Libya’nın Akdeniz’deki egemenlik haklarını koruma altına alacak bir anlaşmadır. Her iki ülkeye de hayırlı olsun. Akdeniz’de barışın tesis edilmesi bakımından önemli bir vesile olmasını temenni ediyorum. Başta Libyalı mevkidaşım Meclis Başkanı olmak üzere Meclis üyelerine şükranlarımı ifade ediyorum. Uluslararası ilişkilerde böyle şeyler olur. Siz bir anlaşma yaparsınız başkası karşı çıkabilir. Biz ne yaptığımızı biliyoruz. Herhangi birisinin bu konu ile ilgili görüşlerini dinleriz ama sonuçta adım atılmıştır" diye konuştu.
Yapay zekâ destekli ve birçok yabancı dilde.

التعليقات
0 تعليقًالا تعليقات بعد. كن أول المعلّقين.
















