Bilim insanları Van Gölü’nde Mars’ın izini sürüyor
ترجمة العربية غير جاهزة بعد؛ يُعرض النص الأصلي.
Dünyanın en büyük sodalı gölü olan Van Gölü, sahip olduğu modern mikrobiyalit oluşumlarıyla uluslararası bir araştırmaya konu oldu. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (Van YYÜ) Bilimsel Araştırma Projeleri Koordinasyon Birimi tarafından desteklenen "Van Gölü’ndeki (Doğu Anadolu) Güncel Mikrobiyalitler Üzerinde Gelişen Biyofilmlerde Karbonat Nanokürelerin Kökeninin İncelenmesi" başlıklı proje kapsamında gölün farklı noktalarında saha çalışmaları gerçekleştirildi.
Van Gölü’ndeki mikrobiyalitlerde bulunan karbonat nanokürelerin kökeni ve oluşum mekanizmalarını araştıran bilim insanları, elde edecekleri verileri öncelikle Salda Gölü’nden alınan örneklerle karşılaştıracak. Mars’tan getirilecek örneklerin bilim dünyasına açılmasıyla birlikte ise Van Gölü ve Salda Gölü örnekleriyle Mars örnekleri arasındaki benzerlik ve farklılıkların ortaya konulması hedefleniyor.
Projenin yürütücülüğünü Van YYÜ Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Çetin Yeşilova üstlenirken, araştırma ekibinde Prof. Dr. Serkan Üner, Doç. Dr. Pelin Güngör Yeşilova, Doç. Dr. Ezher Tagliasacchi ve Dr. Öğr. Üyesi Gürçay Kıvanç Akyıldız yer alıyor. Proje kapsamında İtalya, Çin ve Polonya’daki üniversite ve araştırma kurumlarıyla uluslararası işbirliği yürütülüyor.
Van Gölü’nün yüksek alkaliniteye ve karbonatça zengin su kimyasına sahip olması, gölde günümüzde de aktif mikrobiyalit oluşumlarının gözlemlenebilmesini sağlıyor. Bilim insanları, göldeki mikrobiyalitler üzerinde gelişen biyofilmlerde bulunan karbonat nanokürelerin kökenini, morfolojik özelliklerini ve oluşum mekanizmalarını inceleyecek.
Nanokürelerin kökenini tespit etmek istiyoruz
Konuya ilişkin konuşan Proje yürütücüsü Doç. Dr. Çetin Yeşilova, saha çalışmalarında önce yüzeyden, ardından tekneyle gölün daha derin kesimlerinden numuneler aldıklarını belirtti. Numunelerin uygun şartlarda muhafaza edilerek laboratuvar analizlerine gönderileceğini ifade eden Yeşilova, "İlk yüzeyden örneklemeler yaptık. Kendi girebildiğimiz, yürüyerek ulaşabildiğimiz kadar yerlerden örnekler aldık. Bugün de daha derinlere tekneyle gittik ve oradaki ilk örneklemelerimizi gerçekleştirdik. Gördüğünüz üzere örneklerimizi Falcon tüplerine koyduk. Glutaraldehit ile birlikte, uygun saklanma şartlarında bunları analize götüreceğiz. Daha önce belirlediğimiz diğer noktalardan da örnekleri aldıktan sonra analize geçeceğiz" dedi.
Projenin temel amacının mikrobiyalitlerdeki nanokürelerin kökenini belirlemek olduğunu dile getiren Yeşilova, elde edilecek sonuçların Salda Gölü ve ilerleyen süreçte Mars’tan getirilecek örneklerle karşılaştırılmasının hedeflendiğini belirterek, "Projedeki amacımız, bu mikrobiyalitlerdeki nanokürelerin kökenini tespit etmek. Bunların kökenini tespit ettikten sonra Salda Gölü ve Jezero Krateri’ndeki örneklerle korele etmek istiyoruz. Ancak şu anda elimizde Mars’taki örnekler olmadığı için, bunlar 2029’da geleceğinden, korelasyonu 2029’dan sonra yapabileceğiz. Fakat ilk etapta elimizde Salda Gölü’ndeki örnekler olduğu için Salda Gölü ile korelasyon yapabileceğiz. Tüm bu bölgelerde gerekli analizler yapıldıktan sonra projenin çıktılarına vakıf olacağız" diye konuştu.
Yapay zekâ destekli ve birçok yabancı dilde.

التعليقات
0 تعليقًالا تعليقات بعد. كن أول المعلّقين.














