Yeşilçam’ın Kilink’i Oktay Gürsel, Marmaris’te hatıralarını anlattı
ترجمة العربية غير جاهزة بعد؛ يُعرض النص الأصلي.
Fantastik polisiye filmlerin iskelet kostümlü karakteri Kilink’i ilk kez kendisinin canlandırdığını söyleyen Gürsel, Yeşilçam’daki hatıralarını da dile getirdi.
Türk sinemasının 1960’lı yıllarına damga vuran macera ve fantastik filmlerde rol alan Yeşilçam’ın emektar oyuncusu Oktay Gürsel, sporculuktan sinemaya uzanan yaşam öyküsünü Muğla’nın Marmaris ilçesinde anlattı. 1964 yılında Feridun Karakaya’nın başrolünde oynadığı Cilalı İbo ve Kırk Haramiler filmiyle sinemaya adım atan Gürsel, yardımcı rollerin ardından fantastik polisiye türündeki Kilink filmlerinde başrol üstlendi. Yaklaşık 40 yıl Almanya’da yaşadıktan sonra 2010 yılında Türkiye’ye dönen Gürsel, bugün eşi Lütfiye Gürsel ile Marmaris’te yaşamını sürdürüyor.
Milli atletlikten Yeşilçam’a uzanan hayat
28 Ocak 1942’de Gaziantep’te dünyaya gelen Oktay Gürsel, anne tarafından Adana’nın köklü ailelerinden Ramazanoğulları soyundan geldiğini ve ailesinin vakıf geleneğine sahip olduğunu anlattı. Hacı Ramazanoğulları ve Hacı Mahmut Ağa vakıflarının evlatlarından olduğunu belirten Gürsel, ailesinin geçmişte Adana ve çevresinde çok sayıda caminin yapımına katkıda bulunduğunu söyledi.
Gençlik yıllarında spor ve tiyatroyu bir arada yürüten Gürsel, Gaziantep Lisesi mezunu olduğunu, gülle, çekiç ve disk atma branşlarında atletizmle ilgilendiğini belirtti. Gaziantep Lisesi takımındayken 1961 yılında Ankara’da düzenlenen şampiyonada çekiç atmada Türkiye birincisi olarak genç milli takıma seçilen Gürsel, daha sonra Galatasaray Atletizm Takımı’na katıldı. Sarı-kırmızılı forma altında çok sayıda derece elde eden Gürsel, sporculuk kariyerini sürdürürken tiyatro sahnesinden de uzak kalmadı.
Sinemaya Hüseyin Peyda’nın desteğiyle başladı
Öğrencilik yıllarında Gaziantep’te tiyatro oyunlarında rol alan Gürsel, kente gelen sinema oyuncularıyla tanışmasının hayatında önemli bir dönüm noktası olduğunu söyledi.
Özellikle Hüseyin Peyda’nın kendisine büyük destek verdiğini belirten Gürsel, 1964 yılında Cilalı İbo ve Kırk Haramiler filmiyle kamera karşısına geçti. İlk yıllarında çeşitli yapımlarda yardımcı rollerde oynayan Gürsel, sporculuktan gelen güçlü fiziği ve akrobasi yeteneği sayesinde macera filmlerinde yer aldı.
Gürsel, sinemaya başladığı yılları, "Gaziantep’te öğrenciyken sanatçılar gelirdi, tanışırdık. Hüseyin Peyda ile de o yıllarda tanıştım. Bana çok yardımcı oldu. Daha sonra İstanbul’dan gelen filmcilerle tanıştık ve çekimlere başladık" sözleriyle anlattı.
Kilink karakterini ilk ben canlandırdım
Yeşilçam’ın fantastik polisiye filmleri arasında yer alan kilink serisine ilişkin hatıralarını da paylaşan Gürsel, iskelet kostümüyle canlandırdığı karakterin kendisine yönetmen Nuri Akıncı tarafından teklif edildiğini söyledi. O dönem bir gazetede yayımlanan İtalyan kaynaklı fotoromandan esinlenilerek film hazırlığı yapıldığını anlatan Gürsel, yönetmen Nuri Akıncı’nın kendisini çağırarak rol teklifinde bulunduğunu belirtti. Gürsel, "Bir gün Nuri Akıncı beni çağırdı. ‘Oktay, tam sana göre bir film var. Biliyorum, sen her rolü kabul etmiyorsun. Bu filmde yüzün kapalı olacak ama herkes seni isminle tanıyacak’ dedi. Kilink, iskelet adamdı. Sinemada Kilink karakterini ilk oynayan benim" diye konuştu. Filmin çekimleri devam ederken başka yapımcıların da Kilink karakterini konu alan filmler hazırladığını belirten Gürsel, kendi filminin hazırlık sürecinin uzaması nedeniyle gösterime daha geç girdiğini anlattı. Gürsel, Kilink karakterinin sinema kariyerinde önemli bir yere sahip olduğunu ifade etti.
Yeşilçam’ın ünlü isimleriyle aynı seti paylaştı
Kariyeri boyunca 40’tan fazla filmde rol alan Oktay Gürsel, Yılmaz Güney, Türkan Şoray, Ekrem Bora, Tanju Korel, Salih Güney ve Hüseyin Peyda gibi Türk sinemasının önemli isimleriyle aynı yapımlarda kamera karşısına geçti. 1960’lı yıllarda macera, aksiyon ve fantastik filmlerde farklı karakterler canlandıran Gürsel, Yeşilçam’ın yoğun film üretiminin yaşandığı dönemde hem başrol hem de yardımcı rollerde yer aldı. Yeşilçam yıllarının dışarıdan göründüğü kadar parlak olmadığını belirten Gürsel, o dönemde oyuncuların büyük maddi sıkıntılar yaşadığını ifade etti.
Almanya’da da oyunculuğa devam etti
1970’li yılların başında Almanya’ya giden Gürsel, burada da sinema ve televizyon yapımlarında rol aldı. Türkiye’de filmlerin genellikle sessiz çekildiğini ve daha sonra seslendirildiğini belirten Gürsel, Almanya’da oyuncuların kendi sesleriyle kamera karşısına geçmesinin kendisi için yeni bir deneyim olduğunu söyledi. Almanca diyalogları doğru söyleyebilmek için yoğun şekilde çalıştığını anlatan Gürsel, "Almanya’da bizim için en büyük sıkıntı Almanca konuşmaktı. Yanlış konuşmamak gerekiyordu. Çok prova yapıyorduk, çok okuyorduk, çok çalışıyorduk" dedi. Almanya’da 12 bölümlük Komşumuz Balta Ailesi adlı televizyon yapımında da rol alan Gürsel, buradaki çalışma şartlarına göre daha iyi olduğunu, oyunculara çalıştıkları gün üzerinden ödeme yapıldığını anlattı.
Şampiyonluk kupaları ve fotoğrafları taşınırken kayboldu
Yaklaşık 40 yıl Almanya’da yaşayan Gürsel, 2010 yılında Türkiye’ye kesin dönüş yaparak Marmaris’e yerleşti. Ancak dönüş sırasında sporculuk yıllarından kalan çok sayıda hatırasını kaybetti. Kazandığı kupaların, madalyaların, fotoğrafların ve bazı belgelerinin taşınma sırasında kaybolduğunu belirten Gürsel, "2010 senesinde Almanya’dan temelli dönerken kupalarım, bazı resimlerim ve evraklarım bir aradaydı. Hepsi kaybolmuş. Giden bir daha gelmiyor maalesef" dedi.
56 yıllık hayat arkadaşı da filmlerde rol aldı
Oktay Gürsel’in eşi Lütfiye Gürsel de Yeşilçam ve Almanya yıllarına ilişkin hatıralarını paylaştı. Yaklaşık 56 yıldır evli olduklarını ve dört çocuk sahibi olduklarını belirten Lütfiye Gürsel, eşinin rol aldığı bazı yapımlarda kendisinin de kısa süreli kamera karşısına geçtiğini söyledi. Oyunculuğu hiçbir zaman meslek olarak düşünmediğini belirten Lütfiye Gürsel, "Tanıştık, nişanlandık ve evlendik. Birbirimizi çok sevdik. Dört tane yavrumuz var. Bazı filmlerde ben de eşimin hatırına kısa roller aldım. Oyunculuk benim hobim değildi. Hatır kırmadım" diye konuştu. Almanya’da tercümanlık da yaptığını belirten Lütfiye Gürsel, eşinin sinema çalışmaları sayesinde çok sayıda oyuncu ve yapımcıyla tanıştıklarını, yıllar içinde güzel dostluklar kurduklarını ifade etti.
Genç oyunculara eğitim tavsiyesi
Oyuncu olmak isteyen gençlere de tavsiyelerde bulunan Oktay Gürsel, yalnızca sinema sevgisinin bu meslekte başarılı olmak için yeterli olmadığını söyledi. Gençlerin öncelikle eğitimlerini tamamlamaları gerektiğini vurgulayan Gürsel, "Önce tahsillerini yarım bırakmasınlar. Tahsil çok önemli. Artistliğe güvenmesinler. Hem oyunculuk bakımından hem maddi yönden altyapılarını sağlamlaştırsınlar. Sadece sevmekle olmuyor. Önce kültür, sonra piyasayı öğrenmeleri lazım" dedi.
Marmaris’te eşiyle birlikte yaşamını sürdüren Gürsel, geçmişte birlikte çalıştığı çok sayıda sanatçı arkadaşını kaybettiğini belirterek, "Birçok tanıdığımız, birçok sanatçı arkadaşımız yokluk içinde hayatını kaybetti. Allah hepsine rahmet eylesin. Her şeyin başı sağlık" ifadelerini kullandı.
Yapay zekâ destekli ve birçok yabancı dilde.

التعليقات
0 تعليقًالا تعليقات بعد. كن أول المعلّقين.
















